KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/348 E., 2016/3253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.05.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, İİK 121. madde gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak davalı borçlu ...'ın murisinden intikal eden taşınmazların ortaklığının satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Davalılardan ..., ...'ın davacıya borcu olmadığını, dava konusu taşınmazlar üzerindeki yapıların kendisi tarafından inşa edildiğini savunarak davanın öncelikle reddini, terditli olarak ortaklığın taksim suretiyle giderilmesini istemiştir. Davalılardan ..., ..., ... satış sonucu kendilerine kalacak payı davalılardan ...'a bıraktıklarını beyan etmişlerdir.
Mahkemece, feragat edilen taşınmazlar yönünden davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulü ile taşınmazların satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ..., ..., ... temyiz etmiştir.
1-Üzerinde muhdesat bulunmayan.... İli,... İlçesi,... Köyü... ada 99-192-195 parsel, 158 ada 23, 35, 56, 231, 268, 306, 313 ve 345 parsel, 161 ada 22, 26, 47, 88, 99, 110 ve 137 parsel, 168 ada 94 parsel sayılı taşınmazlar yönünden mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle harcın
2-Paydaşlığın (ortaklığın) satış suretiyle giderilmesine ilişkin davalarda taşınmaz üzerinde bulunan bina, ağaç v.s. gibi bütünleyici parçaların (muhdesat) kime ait olduğu konusunda uyuşmazlık olup da bunlar üzerinde bazı paydaşların (ortaklar) hak iddia etmeleri ve öncelikle bu uyuşmazlığın giderilmesini istemeleri halinde o paydaşa görevli mahkemede dava açmak üzere HMK'nın 165. maddesi uyarınca uygun bir süre verilmelidir. Mahkemece verilen süre içerisinde dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, açılmadığı takdirde o konuda uyuşmazlık yokmuş gibi davaya devam edilmesi gerekir.
Somut olaya gelince, davalı ... dava konusu bir kısım taşınmazlar üzerindeki muhdesatları kendisinin inşa ettiğini iddia etmiş olup, yukarıda belirtilen ilkeler uyarınca mahkemece tarafların bu hususta ittifak edip etmedikleri üzerinde durulmamış, ittifak etmiyorlarsa bu konuda davalıya dava açmak üzere süre verilmemiştir. Bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/348, K. 2016/3253, 15 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama