KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/3827 E., 2016/5275 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.01.2014 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.09.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... v.d. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, İİK 121. madde gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak davalı borçlular ... ve ...'ın murislerinden intikal eden 105 ada 2 parsel, 107 ada 15 parsel, 120 ada 7 parsel, 128 ada 19 parsel, 101 ada 158 parsel, 129 ada 14 parsel, 131 ada 13 parsel ve 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Davalılar, cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
İcra mahkemesinden alınan yetkiye dayanarak açılan davalarda kural olarak borçlu ortağın mülkiyet hakkının elbirliği mülkiyetine konu olması gerekir.
Somut olayda; dava konusu 105 ada 2 parsel, 107 ada 15 parsel, 120 ada 7 parsel, 128 ada 19 parsel, 101 ada 158 parsel, 129 ada 14 parsel, 131 ada 13 parsel ve 131 ada 17 parsel sayılı taşınmazların dosya içerisindeki tapu kayıtlarına göre paylı mülkiyet hükümlerine tabi bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla bağımsız olarak bir payın haczi ve satışı mümkün olduğundan davacı alacaklının dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın giderilmesi davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/3827, K. 2016/5275, 2 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama