KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/4651 E., 2016/7178 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.12.2013 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 70,76,322,162,164,800,804,820 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalının 162,164,322 parsel sayılı taşınmazlar yönünden tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına; 70,76 800,804,820 parsel sayılı taşınmazlar yönünden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalar olup, sonuçta kazanan ve kaybeden taraftan söz edilemeyeceğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin taraflara payları oranında yükletilmesi gerekir.
Somut olaya gelince; taşınmazın satış bedeli üzerinden alınacak harcın hangi oranda alınması gerektiğinin hükümde gösterilmemesi doğru görülmemiş ise de bu hususlar kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. HMK'nın 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olayda, dava konusu 70 ve 76 parsel sayılı taşınmazların tüm paydaşları davada taraf olarak gösterilmediği gibi davaya dahil de edilmemiştir. Bu durumda usulüne uygun taraf teşkili sağlandığı söylenemez.
Mahkemece, 70 ve 76 parsel sayılı taşınmazların tüm paydaşlarının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, davanın esastan sonuçlandırılması doğru görülmemiş, dava konusu 70 ve76 parsel sayılı taşınmazlar yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/4651, K. 2016/7178, 21 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama