KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2015/9671 E., 2018/1677 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2018
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
....
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.12.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 02.04.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Davalı davayı kabul etmiş, taşınmazı eski hale getireceğini beyan etmiştir.
Mahkemece, davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davacı vekili hükmü, vekalet ücreti yönünden temyiz etmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 326/1. maddesi gereğince yargılama harç ve giderleri, kural olarak davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. Ancak, HMK'nın 331/1. maddesinde, davanın esası hakkında karar verilmeyen hallerde yargılama giderinin hakim tarafından belirleneceği öngörülmüş olup, bu belirlemenin davanın açılmasına sebebiyet veren tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması şeklinde değerlendirilmesi gerekeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6/1. maddesinde; “Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulh nedenleriyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hükmolunur” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda ; Davalı cevap dilekçesinde el yazılı olarak davayı kabul ettiğini bildirmiştir. Davalının ilk duruşmadan önce davayı kabul ettiği anlaşıldığından, davalının kabulü nedeniyle davalı aleyhine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın kabulü nedeniyle, davacı yararına tarife hükümleriyle belirlenecek vekalet ücretinin yarısı miktarında vekalet ücreti takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şeklinde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2015/9671, K. 2018/1677, 7 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama