İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/10805 K.2017/2149

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ...…

Esas2016/10805Karar2017/2149Tarih21 Mart 2017Okuma7 dk · 1.458 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/10805 E., 2017/2149 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Mart 2017
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.458 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.02.2015 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili, duruşmasız olarak temyizi Davalı ... ltd. Şirketi vekili, davalı ...İnşaat Ldt.

Şti vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 21.02.2017 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı Asil ... ile vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ..., davalı ... Gıda vekili Av. ..., davalı ...İnşaat vekili Av. .... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.

Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ... vekili 25.02.2015 tarihli dava dilekçesi ile dava konusu 13066 ada, 19 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu halde üç değişik muvazaalı işlemle davalılar adlarına tescil edildiğini, müvekkilinin dava dışı akrabaları ... ve ... ile birlikte ...İnş. A.Ş. ... San. A.Ş., ...İnş. A.Ş., ... Akaryakıt A.Ş. Ve davalı ...İnşaat San ve Maden Tic.

Ltd Şti. firmalarından oluşan ...Grup şirketlerinde ortak olduğunu şirketin üç ortağının yan yana 19-6-24 parsel sayılı taşınmazları satın aldıklarını ve bu arsalar üzerine villa inşa edildiğini, arsalar alınırken şirket yöneticisi olan davacının arsa alımını yapan ve vekalet verilen kişiye taşınmazların şirket adına tescil edilmesi ve gerçek malikleri olan ..., ... ve ...'ün istedikleri zaman adlarına devri talimatı verdiğini, dava konusu edilen 19 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olmasına karşın verilen talimat uyarınca davalı şirket adına tescil edildiğini, davalı ...İnş...

Ltd Şti.'nin 1.5.2002 tarih ve 26 sayılı Kararında ...İnş. San ve Maden Tic. Ltd Şti'nin sahibi bulunduğu .... nolu parselde bulunan konutun davacıya tahsis edildiğinin kararlaştırıldığını, böylece 19 sayılı parselin ilk önce 25.8.1998 tarihinde davalı ...Ltd. Şirketi adına tescil edilip 13.11.2003 tarihinde davalı ... adına yine 29.12.2003 tarihinde davalı ... Ltd. Şirketi adına, 13.4.2012 tarihinde davalı ... adına muvazaalı işlemler ile tescil edilmiş olduğunu ...Ltd.

Şirketi'nin yöneticisi iken davacı tarafından şirket müdürü olarak düzenlenen 15.1.1998 tarihli belge, yine davalı şirketin 19 sayılı parseli davacıya tahsis ettiğine dair 1.5.2002 tarihli noterde düzenlenen belge ve ..., ... ve ... arasında 14.11.2003 tarihinde ...'a temsil yetkisi verilmesi hususundaki protokol gereğince, 15/5/2012 tarihinde gerçek maliklerine iade edilmek üzere yazılı belgelere göre taşınmaz davacıya verilmesi gerekirken şirket yönetimini ele geçirmek isteyen ... tarafından hileli işlemlerle malların arkadaş yahut yakın akraba olan gerçek ve tüzel kişilikler üzerinden 3.şahıslara devredildiğini, ....

Ağır Ceza Mahkemesinde 2013/236 Esas sayılı birleştirilen dava ile ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik suçlarından kamu davası açıldığı, dava konusu taşınmazın ilk satışından itibaren diğer satışların muvazaalı satış olduğunu iddia ederek inanç sözleşmesi ile ...Ltd.

Şirketi Adına tescil edilen ve sonrasında da muvazaalı şekilde diğer davalılara devri gerçekleştirilen dava konusu 19 parsel sayılı 599 m2 tarla cinsli ancak üzerinde villa bulunup halen davacının oturduğu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı ...Ltd. Şirketi vekili 30.3.2015 tarihli dilekçesiyle ve 31.03.2016 tarihli oturumdaki beyanıyla taşınmazın davacı tarafından satın alındığını; ancak, tapu kayıtlarında müvekkili firma adına tescil ettirildiği iddiasının kabul edildiğini, müvekkili firmanın da arasında olduğu ...Grubu Şirketlerinin yaşadığı mali kriz sonrası şirket malvarlıklarının bedelsiz 3.Kişilere devredildiği iddiasının doğru olduğunu belirterek, davacının açmış olduğu davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... Ltd. Şirketi vekili davacının aynı iddialar ile .... Ticaret Mahkemesinin 2012/265-2013/702 sayılı dosyasında ...Ltd. Şirketi adına açmış olduğu davanın reddine karar verilip Yargıtay 11. Hukuk Dairesinden geçip 12.5.2015 tarihinde kesinleştiğini; söz konusu 14.11.2003 tarihli protokolün aslını .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/236 Esas sayılı dosyasında ... ile aralarında devam eden davada sunduğunu, mahkeme protokol üzerinde imza incelemesi yaptığında ... adına atılan imzanın takliden atılmış olduğunu tespit ettiğini, iddiasını ancak yazılı delille ispat edebileceğini, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili öncelikle hak düşürücü süre, hile ve tehdit iddiasında 1 yıllık süre, inanç iddiasında ise 10 yıllık hak düşürücü sürenin 13.1.2013 tarihinde dolmuş olduğunu, tapudan iyi niyetle malik olduğunu davacı aleyhine .... Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/320 Esas, 2015/181 Karar sayılı dosyada açmış olduğu müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil davasının 28.04.2015 tarihinde kabulüne karar verildiğini, yazılı delil bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili davacının dayandığı belgelerde imzası bulunmadığını, tapuya güven ilkesine göre satın aldığını, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilmiş, diğer mahkemelerde yapılan yargılamalarda 14/11/2003 tarihli protokol başlıklı belge altında bulunan ... atfedilen imzanın... eli ürünü olmadığı; ancak diğer şirket ortakları ... ve ...'e atfedilen imzaların bu şahısların eli ürünü olduğunda bir tartışma olmadığı, Arsa Alım ve Tescil Talimatı başlıklı 15/1/1998 tarihli ve Konut Tahsisi hakkında 1/5/2002 tarihli belgeler altındaki imzaların adı yazılı imza sahiplerine ait olduğunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı,

5/2/1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca söz konusu iki belge yazılı delil olarak kabul edilmese bile Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma sonucunda açılan davada ileri sürülen iddialar, deliller ve dava dosyasında bulunan ortaklar kurulununun 1/5/2002 tarihli Konut Tahsisi hakkındaki kararı birlikte değerlendirildiğinde inançlı işlem yönünden yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği, bu çerçevede de davacının inançlı işlem ve sonrasında yapılan muvazaalı işlemler ile ilgili olarak tanık deliline dayanabileceğinden davacı tanıklarının dinlendikleri,

tanıkların beyanlarının bu devir olgusu ile örtüştüğü sonucuna varılarak davanın kabulü ile 13066 ada, 9 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Hükmü, ... vekili, davalı ... Ltd. Şirketi vekili, davalı ... vekili savunmalarını tekrar ile ve davalı ...Ltd. Şirketi vekili şirketin 2014/378 sayılı dosyasında devam eden iflas erteleme davasına göre 12.2.2016 tarihli ihtiyati tedbir kararında şirket kayyumunun da izin alınmadan işlem yapılmaması kararı bulunmasına rağmen dosyadaki davalı ...Ltd. Şirketi'nin 30.3.2015 tarihli kabul beyanının yasaya aykırı olup geçersiz olduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etmişlerdir.

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202. maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

"Delil başlangıcı" kenar başlıklı 202. maddesinde, "(1) Senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir.

(2) Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir."

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde mahkemenin davacıya

bu hakkını hatırlatması gerekir.

Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; mahkemenin gerekçeli kararında belirtildiği üzere taşınmazın ilk edinilmesi sırasında davalı ...İnş. San. ve Maden Tic. Ltd.

Şirketi adına tescili işleminin inançlı işlem olduğuna dair o dönem şirket ortaklarınca kaleme alınmış ve imzalanmış doğrudan bir belge dosyada bulunmamaktadır. "..." başlıklı 15.1.1998 sayılı ve Konut Tahsisi hakkında 1.5.2002 tarihli ve 14.11.2013 tarihli "..." başlıklı belge ve "..." başlıklı belgelerde davalıların imzası bulunmadığından yazılı delil veya delil başlangıcı sayılacak bir belge değildir.

Taraflar arasında 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen inanç sözleşmesini kanıtlayacak belge bulunmadığı gibi, karşı tarafın elinden çıkmış “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge de yoktur. Davacı taraf, davalılar ile aralarında inanç sözleşmesinin varlığını yazılı delil veya delil başlangıcı ile kanıtlayamamıştır.

Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.480 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, peşin yatırılan harçların istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/10805, K. 2017/2149, 21 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/10805
Karar No
2017/2149
Tarih
21 Mart 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/10806 K.2017/676
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/10807 K.2017/874
  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2016/10807 K.2017/2227
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/10808 K.2017/875
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2016/10809 K.2017/876
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2016/10810 K.2017/2907

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.