KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/11832 E., 2020/141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.10.2015 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı vekili, 24, 55, 68, 124, 137, 223, 303, 392, 408, 451, 474, 503 ve 504 parsel sayılı taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesini dava ve talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne, ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Paydaşlardan veya ortaklardan birinin ölümü halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; dava konusu taşınmazların tapu kaydının incelenmesinde ..., ..., ...'ın hissesini davacıya devrettiği, taşınmazda paydaş olmadıkları, dolayısıyla davalı sıfatının da bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, anılan davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; gerekçeli kararın ...'e doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine aykırı olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/11832, K. 2020/141, 7 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama