KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/15462 E., 2020/5091 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20/07/2010 gününde verilen dilekçe ile temliken tescil olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; temliken tescil talebinin reddine, tazminat talebinin kabulüne dair verilen 24/12/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, TMK'nin 724. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satış senedi ile satın aldığını, satın aldığı yere bina yaptığını, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, taşınmazın değerinin arsanın değerinden fazla olduğunu belirterek tapu iptali tescil olmazsa tazminat ödenmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın temliken tescil talebi yönünden reddine, tazminat talebi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalılar vekili temyiz etmişlerdir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı; yine 26.10.2005 tarih 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı ilamlarında) açıklandığı üzere elatmanın yanı sıra yıkım isteminin ve temliken tescil isteminin de söz konusu olduğu hallerde tüm müşterek maliklerin karşılıklı olarak davada yer almaları gereklidir.
Davada temliken tescil talebi bulunduğundan 64 ada 54 parselin güncel tapu kaydının getirtilerek tüm maliklerin usulüne uygun olarak davada yer almasının sağlanması gerekir.
Taraf teşkili tam olarak sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkiliyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15462, K. 2020/5091, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama