KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/15496 E., 2018/1070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
536 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali mera olarak sınırlandırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.04.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ..., kadastro çalışmaları sırasında davalı adına mera olarak tescil edilen 213 ada 1 parsel sayılı taşınmaz kaydının iptali ile ... adına yazılmasını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Meralar Devletin hüküm ve tasaruffu altında bulunan yerlerden olduğundan kullanım hakkı davalıya ait olan 213 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tesbitinde davalı adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmesi doğru olduğundan davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; çekişme konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında mera niteliğiyle ile davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşılmaktadır.
11.01.2011 tarihinde kabul edilen 6099 sayılı Kanunun 16. maddesi ile 21.06.1987 tarihli ve 3402 sayılı Kadastro Kanununa 36. maddeden sonra gelmek üzere eklenen "Kamu tarafından açılan davalarda yargılama giderleri" başlıklı 36/A maddesinde; "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehdarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz" hükmü yer almaktadır.
Aynı kanunun 17. maddesi hükmü ile 3402 sayılı Kanuna eklenen geçici 11. madde ile de; "Bu kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır" hükmü getirilmiştir.
Mahkemece, anılan kanun hükümleri doğrultusunda davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmaması gerekirken, değinilen kanun kuralı gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7 maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15496, K. 2018/1070, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama