KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/15502 E., 2018/1317 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
300 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.09.2015 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi, kal eski hale getirme bedelinin tahsili talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı hazine vekili, davalının 217 mera parseline avlu, garaj, bahçe ve ağıl yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğunu, bu tecavüzün men'i ile mevcut yapıların kal'ine ve 5977,94 TL'nin dava tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili ve davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve özellikle kal masraflarının hükmün icrasında dikkate alınması gerektiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince; 6100 sayılı HMK'nun 297/2 maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Öte yandan hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verilebilir. (HMK.m. 26/1)
Somut olayda davacı 217 sayılı mera parseline elatmanın önlenmesi ve kal isteminde bulunmuş olduğundan, istem aşılarak davalının fen bilirkişi raporunda a1 harfi ile gösterilen 25,65 m2 köy boşluğuna el atmasının önlenmesine karar verilmesi de doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/15502, K. 2018/1317, 22 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama