İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16336 K.2020/5318

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/10/2012 ve 17/12/2012 günlerinde verilen dilekçelerle elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal davasının reddine, temliken…

Esas2016/16336Karar2020/5318Tarih23 Eylül 2020Okuma6 dk · 1.123 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/16336 E., 2020/5318 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.123 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12/10/2012 ve 17/12/2012 günlerinde verilen dilekçelerle elatmanın önlenmesi ve kal, karşı davada temliken tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi ve kal davasının reddine, temliken tescil davasının kabulüne dair verilen 25/02/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, 10687 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davacıya, aynı ada 3 parsel sayılı taşınmazın da davalıya ait olduğunu, taraflar arasında sınır ihtilafı oluştuğunu, davacının kadastro elemanları aracılığı ile yaptırdığı ölçümde davalıya ait binanın balkon, bahçe, foseptik çukuru ve ağaçlarının kendisine ait taşınmazın sınırları içerisinde kaldığını öğrendiğini, tecavüzlü bu alanın tahminen 123,67 m2 olduğunu, mahallinde yapılacak keşif ile gerçek durumun ortaya çıkacağını belirterek, davalının davacı taşınmazına elatmasının önlenmesine, muarazanın men'ine, taşkın bina, foseptik ve ağaçların kal'ine karar verilmesini istemiştir.

Davalı- karşı davacı, 10687 ada 3 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kendisinin ve davacının maliki olduğu taşınmazlar üzerindeki yapıların S.S. ... tarafından yapıldığını ve kendilerine devredildiğini, kendilerinin ise binaların sadece ince işçiliğini yaptığını, davanın kooperatife ihbar edilmesini ve davaya katılımının sağlanmasını, taşınmazların yıllardır aynı şekilde kullanıldığını, kendisinin oturduğu ve sınırları davacının parselinin sınırları içerisinde kalan binasının ruhsatlı ve oturma raporu alınmış bir bina olduğunu, bu durumu bilmesinin mümkün olmadığını, iyi niyetli olarak kooperatiften gösterilen şekilde binayı aldığını,

parsel sınırlarına ilişkin duvarları da davacının yaptığını belirterek, mahkemece yapılacak uygulama ve ölçümlerde binasının ve bahçesinin davacının parselinin sınırları içinde kalması halinde binanın yapımında iyi niyetli olduğunun kabul edilmesi ve fiilen kullanılan parsel sınırları dikkate alınarak davacıya ait 7 parsel sayılı taşınmazın belirtilen kısmının tapusunun iptali ile belirlenecek uygun bir bedel karşılığında adına temliken tescilini ve sınır tashihi mahiyetinde ifraz ve imar uygulaması bu alanın kendi parseline eklenmesini, bu şekilde aykırılığın giderilmesini talep etmiş,

davacının talebinin kabulü halinde kendisine ait binanın bir kısmının yıkılmasının söz konusu olduğunu, bu durumda binanın imara aykırı hale geleceğini tüm binanın yıkılma olasılığının söz konusu olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davacı- karşı davalı vekili ve katılma yolu ile de davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava elatmanın önlenmesi ve kal, karşı dava ise TMK'nın 725. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Yasal ayrıcalıklar dışında, TMK’nın 684/1 ve 718/2 maddeleri hükümlerine göre, arazinin mülkiyeti ve buna bağlı olan tasarruf hakkı o arazide kalıcı olmak koşuluyla yapılan şeyleri de kapsar TMK’nın 725. maddesinde bu kuralın istisnalarından birisi düzenlenmiş, böylece muhdesatla arasındaki bağlantı kesilmiş bina sahibine bazı koşulların oluşması halinde ayrılmaz parça niteliğindeki taşkın yapı için üzerinde bulunduğu taşınmaza malik olabilme olanağı tanınmıştır.

Bunun için, tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, temelli kalması amacıyla yapılan binanın ayrılmaz parçası yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza taşkın yapılmış olmalıdır.

Taşkın inşaat, taşkın yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte, ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı taşkın yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arazi malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arazinin her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.

Bu tür davalarda taşkın yapıyı yapan kişinin taşınmazı lehine, taşırılan arazi üzerinde bir irtifak hakkı yoksa durum ve koşullar da haklı gösterdiği takdirde taşkın yapıyı yapan kimse, taşan kısım için uygun bir bedel karşılığında irtifak hakkı kurulmasını veya bu kısmın bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devredilmesini isteyebilir.

TMK’nın 725. maddesine dayanılarak tescil talebinde bulunulabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır;

a) Birinci koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır.

TMK’nın 725. maddesi hükmünden açıkça anlaşılacağı üzere, taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin TMK’nın 3. maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur.

Bu kural, taşkın inşaatı yapan kimsenin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da taşkın inşaat yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder.

İyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan taşkın inşaat sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. (Sübjektif koşul)

b) İkinci koşul, yapı kıymetinin taşılan arazi parçasının değerinden açıkça fazla olmasıdır.

TMK’nın 725. maddesinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen husus uygulama ve doktrinde inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının karşılaştırılması şeklinde değerlendirilmektedir. Kastedilen değer sadece taşılan arazinin değerinden ibaret değildir. Bu değerin içinde arazi sahibinin taşılan kısım dışında kalan arazisinin uğrayacağı değer kaybı da vardır. Arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybı uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle TMK’nın 4., TBK’nın 50. maddesi uyarınca ve aynı zamanda sebepsiz zenginleşmeyi önleyecek biçimde dava tarihine ve objektif esaslara göre tespit ve takdir edilmelidir. (Objektif koşul)

c) Üçüncü koşul ise taşkın inşaat yapanın, taşınmaz malikine bu bedeli ödemesidir.

Taşkın inşaatın yıkılması gerekmiyorsa, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda belirlenecek bedel arsa sahibine ödenmek üzere depo ettirilmelidir.

d)Yukarıda değinilen üç koşulun yanısıra, mahkemece iptal ve tescile karar verilebilmesi için taşkın yapının zeminindeki arazi parçasının ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gereklidir.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; gerek davacının 10687 ada 7 parsel sayılı taşınmazı gerekse davalı- karşı davacının 10687 ada 3 parsel sayılı taşınmazı çapa bağlıdır. Çapa bağlı taşınmazlarda mülkiyet hakkının kapsamı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. ve Türk Medeni Kanununun 719. maddeleri hükmünce çap kapsamı ile belirlenir.

Dava konusu taşınmaz çapa bağlı iken dava dışı (dava ihbar edilen S.S. ...) kooperatif tarafından inşaat yapıldığı, taşkınlığın bu inşaat sebebiyle ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 725. maddesi hükmünden yararlanılarak taşkın bölümün tescilinin istenebilmesi için iyi niyetle hareket etmiş olmak asıldır. Çapa bağlanan taşınmazda yapılacak inşaatın taşırılması halinde iyi niyetin varlığından söz edilemez.

Yapının kooperatif tarafından yapılmış olması da davacının iyi niyetli olduğunu göstermez. O halde, birleştirilen dava davacısının taşkın yapı nedeniyle iyi niyetli olmadığı, TMK'nın 725. maddesi gereğince taşkın yapının bulunduğu arazi parçasının mülkiyetinin kendisine devrini talep edemeyeceği gözetilmeden buna dair hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı- karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/09/2020 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.Başkan (Muhalif)

KARŞI OY

Mahalli mahkemece isabetli şekilde TMK 725. maddesinin lafzı ve ruhuna uygun karar verilmiş olmasına ve bu nedenle kararın onanması gerekmesine rağmen, Dairemizin sayın çoğunluğunun aksi yönde görüşü doğrultusunda kararın bozulmasına dair karara iştirak etmediğimden bozma kararına muhalifim.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/16336, K. 2020/5318, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/16336
Karar No
2020/5318
Tarih
23 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/16339 K.2020/4199
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16346 K.2020/5118
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2016/16355 K.2020/3125
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16364 K.2020/4889
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16365 K.2020/4947
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/16367 K.2020/4934

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.