KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/17196 E., 2020/3845 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
649 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
II- Tebligat Kanununun 35. maddesinin
a) Birinci ve ikinci fıkralarında, gerçek kişilerle ilgili olarak, muhatabın kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmasından sonra, eğer bu kişi adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecbur olduğu; adresini değiştiren kişinin yeni adres bildirmemesi ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
b) Dördüncü fıkrasında, tüzel kişi muhataplara daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişilerin resmî kayıtlarındaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
III- Öte yandan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" kenar başlıklı 21/1. maddesinde, "Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber,
adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.”, hükmü yer almaktadır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince,
1- Davalı ...’e tebliğe çıkarılan gerekçeli karara ait tebligat parçsının arkasına posta memuru tarafından “belirtilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olması sebebiyle 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca evrak mahalle muhtarlığına teslim edilmiştir” ibaresi yazılmak suretiyle tebliğ olunduğu, gerekçeli kararın adı geçen davalıya doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu anlaşıldığından; bu davalı yönünden gerekçeli kararın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri gözetilerek ve Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde tebliğinin sağlanması,
2- Davalılardan ...’e gerekçeli kararın doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğe çıkarılarak tebliğin usulsüz olduğu anlaşıldığından, adı geçen davalıya 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. ve 21. maddeleri gözetilerek ve Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması,
Yine gerekçeli kararın davalılar ..., ... ve ... yönünden farklı adreslere tebliğe çıkarılmasına karşın; tüm tebligatların aynı adreste oturduğunu beyan eden ve fakat farklı adreste ikamet eden ...’a tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu anlaşıldığından; 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliği sağlanması ve yasal temyiz süreleri beklenildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 18.06.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17196, K. 2020/3845, 18 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama