KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/17737 E., 2017/2554 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 14.01.2014 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
Davacılar vekili, 08.09.2013 tarihinde vefat eden muris ...'ın terekesinin borca batık olduğunun tespiti ile mirasın hükmen reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili dava şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ... vekili muris adına kayıtlı üç adet taşınmaz tespit ettiklerini, terekenin borca batık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, murisin kendisinden öbce vefat eden babasından kalan ve intikal işlemleri gerçekleştirilmeyen taşınmazların araştırılmasını talep ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, TMK'nın 605/2. maddesi uyarınca mirasın hükmen reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekili, davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nun 605/2. maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Mirasçılar Türk Medeni Kanunu'nun 610. maddesinde yazılı aykırılık da bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu'nun
606. maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması da zorunludur.
Mahkemece davanın niteliği gereği davalı-alacaklının, murisin terekesinin borca batık olduğunu bilmediği, bilmesinin mümkün olmadığı, yapılan yargılama sonrasında terekenin borca batık olup olmadığına araştırılarak karar verildiği göz önünde bulundurularak yargılama gideri ve harçtan davalının değil davacının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/17737, K. 2017/2554, 30 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama