KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/19139 E., 2019/2134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.07.2013 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARŞI OY
Dava ipoteğin fekkine ilişkin olup Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla dava kabul edilmiştir.
Davacı şirket, davalı ...'nin yetkili olmamasına rağmen şirketi borçlandırdığını, şirkete ait Beldibi 106 ada 1 No'lu taşınmazı (arsa ve otel) 400.000,00TL borç karşılığı diğer davalı ...'a ipotek ettirdiğini belirterek ipotek işleminin geçersiz olduğunu, bu nedenle ipoteğin fekkini istemiştir.
Davalı ..., davacı şirket ortaklarının icra takip dosyasında borcu kabul ettiklerini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Diğer Davalı ... görev itirazında bulunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilip, ipotek fekkedilmiştir.
Dosyaya celbedilen 13.12.2000 tarih ve 1677 yevmiye No'lu ipotek akdinde "Şirketin ... oğlu ...'a olan borçlarının teminatını teşkil etmek üzere birinci derecede 400.000,00TL bedelle 03.01.2001 tarihine kadar ... lehine ipotek tesis edilmiştir." cümlelerinin yer aldığı ve niteliği itibarı ile karz ipoteği olduğu anlaşılmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Başlangıç kısmında yeralan Kanun uygulama alanı bölümünde, IV. Ticari davalar, altı bent halinde sayılmış, nitelik itibari ile karz ipoteğinin fekki sayılmamıştır.
Bu nedenle genel mahkemelerde görülmesi gereken bu davaya ticaret mahkemesi sıfatıyla bakılması nedeniyle ve görev kamu düzeninde olduğundan işin esasına girilmeden görev yönünden bozulması düşüncesi ile sayın çoğunluğun onama görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/19139, K. 2019/2134, 11 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama