KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/2253 E., 2018/5991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 01.11.2012 gününde verilen dilekçe ile intifa hakkına elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 22.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava intifa hakkına elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacılardan ... ve ... temyiz etmiştir.
TMK'nın 794. maddesindeki tanıma göre intifa hakkı taşınırlar, taşınmazlar hatta haklar veya bir mal varlığı üzerinde tesisi mümkün olan ve hak sahibine konusu olan şeyden yararlanma hakkı veren bir irtifak türüdür.
Taşınmaz mallar üzerinde intifa hakkı, resmi senedin düzenlenerek tapuya tescili ile kurulur. İntifa hakkı, bir süreyle sınırlı olarak kurulmuşsa sürenin dolması veya bu süreden önce intifa hakkı sahibinin hakkından vazgeçmesi, intifa hakkı sahibinin ölümü veya tüzel kişi ise tüzel kişiliğin sona ermesi, konusu olan şeyin bütünüyle harap olması sebebiyle artık ondan yararlanma olanağının kalmaması durumlarında sona erer. (TMK m.796)
Somut olayda; Dava konusu 36007 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğu davacı ...'ın da intifa hakkı bulunduğu dosyadaki ... kayıtlarıyla sabittir. Davacı yargılama sırasında 03.05.2014 tarihinde vefat etmiştir. Bu durumda şahsa bağlı intifa hakkı davacının ölümü ile sona ermiştir.
Hal böyle olunca; mahkemece davacının talebinin 36007 ada 11 parsele yönelik olduğu gözetilmeden, dava konusu olarak belirlenen 36007 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olmayıp dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğu, davacının intifa hakkı bulunmadığı şeklindeki yanılgılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün yukarıda açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2253, K. 2018/5991, 26 Eylül 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama