İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/2321 K.2018/8587

Davacı- karşı davalı vekili tarafından, davalı- karşı davacı aleyhine 16.02.2015 ve 09.03.2015 günlerinde verilen dilekçelerle asıl ve karşı davada komşuluk hukukuna dayalı tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve karşı davanın kısmen kabul…

Esas2016/2321Karar2018/8587Tarih4 Aralık 2018Okuma4 dk · 732 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/2321 E., 2018/8587 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Aralık 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

732 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı- karşı davalı vekili tarafından, davalı- karşı davacı aleyhine 16.02.2015 ve 09.03.2015 günlerinde verilen dilekçelerle asıl ve karşı davada komşuluk hukukuna dayalı tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl ve karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 26.11.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı- karşı davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava ve karşı dava, komşuluk hukukuna dayalı tazminat istemine ilişkindir.

Asıl davada davacı-karşı davalı vekili, müvekkiline ait 4689 parsel sayılı taşınmazla davalıya ait 3357 parsel sayılı taşınmazın birbirine komşu olduklarını, iki taşımaz arasında 5 metrelik kot farkı bulunduğunu, bu kot farkı nedeniyle davalıya ait taşınmazdan müvekkiline ait taşınmaza yağmur sularının aktığını, göçük ve taşkın riski oluşturduğunu, müvekkilinin davalıya yaptığı ihtara rağmen bir sonuç alamaması nedeniyle iki taşınmazın sınırına istinat duvarı yaptırdığını ve istinat duvarı maliyetinin 2014/55 Değişik İş sayılı tespit dosyasında belirlendiğini buna göre davalının payının 48.617TL olduğunu belirterek, 48.617TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Karşı davada davalı-karşı davacı vekili, öncelikle 4689 parsel sayılı taşınmazla 3357 parsel sayılı taşınmaz arasındaki kot farkının davacı-karşı davalının inşai faaliyetleri sonucu oluştuğunu, önceden kot farkı olmadığını ve belirlenen duvar maliyetinin fahiş olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş; davacı-karşı davalının her iki taşınmazın ortak sınırında yer alan tel örgü, beton direkleri ve toprağı kaldırdığını ileri sürerek, tel örgü ve beton direkler için 746,67TL’nin, kaldırılan toprak için fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00TL’nin davacı-karşı davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, asıl ve karşı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı- karşı davacı vekili temyiz etmiştir.

TMK m. 683 deki "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737. maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.

Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nin "komşu hakkı" başlığı altında, 737 ile 750. maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761. maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.

Komşuluk hukukundan kaynaklanan tazminat davalarında öncelikle davacının uğramış olduğu zararın miktarının bilirkişi aracılığı ile tespit edilmesi, tazminatın bu zarara göre tayin ve takdir edilmesi gerekir. Hemen belirtmek gerekir ki, tazminat miktarı hiçbir zaman zararı aşamaz. Ancak, davacının zararın artmasında kusuru varsa, tazminat miktarı 6098 sayılı Borçlar Kanununun 52. maddesine göre indirilmeli veya tamamen ortadan kaldırılmalıdır. TMK’nin 737 ve 730. maddelerinden doğan sorumluluk kusura bağlı bir sorumluluk olmadığından, davalının kusursuz olması tazminat miktarının düşürülmesinde etkili olamaz.

Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince;

Davacı- karşı davalı vekili, müvekkiline ait 4689 parsel sayılı taşınmazla davalı-karşı davacıya ait 3357 parsel sayılı taşınmaz arasında bulunan 5 metrelik kot farkı nedeniyle taşınmazının zarar gördüğünü belirterek ortak sınıra yaptırdığı istinat duvarı masraflarına davalının da katılması gerektiğini ileri sürmüş, davalı- karşı davacı vekili ise söz konusu taşınmazlar arasındaki kot farkının davacı-karşı davalının inşai faaliyetleri sonucu oluştuğunu ayrıca istinat duvarı için yapıldığı iddia edilen masrafın çok yüksek olduğunu savunmuştur.

Mahallinde yapılan keşifte dinlenen davacı tanıkları kot farkının öncesinde de var olduğunu, davalı tanıkları kot farkının daha önce bir taşınmazdan diğerine geçilebilecek yükseklikte olduğunu, mevcut kot farkının davacı tarafından yaptırılan hangarların yapımı sırasında oluştuğunu beyan etmiş, bilirkişiler ise kot farkının eskiden beri var olduğunu bildirmiş olup; mahkemece iki taşınmaz arasındaki kot farkının önceki durumunun yeterince araştırılmadığı görülmüştür.

O halde mahkemece, tarafların delil listesinde bildirdikleri delilleri toplanıp, mahallinde yeniden keşif yapılarak dava konusu taşınmazlar arasındaki kot farkının önceki durumunun tespit edilmesi, bu hususta tanıkların mahallinde dinlenmesi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, istinat duvarının zorunlu olup olmadığının bilirkişi vasıtasıyla saptanması, istinat duvarının yapılmasının zorunlu olduğu sonucuna varılırsa dava tarihi itibariyle davacı-karşı davalının zararını önleyecek duvarın maliyetinin bilimsel verilere dayalı olarak tespitiyle işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekir.

Mahkemece, değinilen hususlar gözardı edilerek eksik araştırmayla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı- karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.12.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2321, K. 2018/8587, 4 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/2321
Karar No
2018/8587
Tarih
4 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2322 K.2018/15180
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2325 K.2018/15627
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/2326 K.2018/7616
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2016/2328 K.2018/8074
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/2330 K.2018/15176
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/2330 K.2018/5603

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.