KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/2594 E., 2016/7136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.10.2006 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.09.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davacı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davalılar, davaya bir diyecekleri olmadığını, satış sonucu davacı hissesine düşen bedeli ödemeyi kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalılardan ...'in temyizi üzerine, Dairemizce aynen taksim hususunun araştırılması yönünden bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak, 1219 parsel sayılı taşınmazın 03.06.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda belirtilen şekilde taksim suretiyle ortaklığın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılardan ... vekili ve davacı ... vekili ayrı ayrı temyiz etmişlerdir.
1-Yargılama sırasında davacı ...'ın dava konusu taşınmazda payı kalmadığından, davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece 28.05.2015 tarihinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 03.06.2014 tarihli bilirkişi rapor ve krokisi belediye encümeni tarafından onaylanan kroki ile çelişkilidir.
Bilirkişi tarafından hazırlanan krokinin belediye encümeni tarafından imar mevzuatına uygunluğu denetlenerek aynen taksimin mümkün olup olmadığının tespiti gerekir.
O halde mahkemece, belediyenin gösterdiği şekilde bilirkişiye yeniden taksim projesi çizdirilmeli ya da bilrkişi raporu gönderilerek belediye encümeninden aynen taksimin mümkün olup olmadığına dair karar alınmalı, ondan sonra sonuca gidilmelidir. Belirtilen bu hususlar gözetilmeden hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2594, K. 2016/7136, 20 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama