KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/2685 E., 2016/8839 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasçılık belgesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.06.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KA R A R
Davacı vekili, davacının Kartal 3. Noterliği 14.08.2002 tarih 31784 yevmiye numaralı vasiyetnameyle mansup mirasçı olarak atandığını, murise ait iki farklı mirasçılık belgesi olduğunu, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/396 Esas, 2013/546 Karar sayılı mirasçılık belgesinde murisin mirasçısının hazine olarak tespit edildiğini, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1065 Esas, 2013/137 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olarak belirlenen kişilerle muris arasında mirasçılık ilişkisi bulunmadığını belirterek.... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1065 Esas, 2013/137 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile..... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1065 Esas, 2013/137 Karar sayılı veraset ilamının iptaline, .... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/396 Esas, 2013/546 Karar sayılı veraset ilamının geçerli olduğuna karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, davacı Kartal 3. Noterliği 14.08.2002 tarih 31784 yevmiye numaralı vasiyetnamedeki mansup mirasçılığına dayanarak mirasçılık belgesinin iptalini istemektedir. Atanmış mirasçı, miras bırakanın yasal mirasçıları ile olan soy bağını ortadan kaldıracak biçimde mirasçılık belgesinin iptalini isteyemeceği gibi, mahkemece de resen atanmış mirasçılık söz konusu olduğu gerekçesiyle mirasçılık belgesinin iptaline karar verilemez. Açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2685, K. 2016/8839, 31 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama