İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3415 K.2018/9087

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2013 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili…

Esas2016/3415Karar2018/9087Tarih17 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.128 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2016/3415 E., 2018/9087 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Aralık 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.128 kelime·6 dk okuma·2 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.04.2013 gününde verilen dilekçe ile suya elatmanın önlenmesi ve tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, suya elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat taleplerine ilişkindir.

Davacı vekili, ... İli, ...

İlçesi 424 parsel sayılı taşınmazın uzun yıllardır davacının zilyetliğinde bulunduğunu, belirtilen taşınmazda ikamet ettiğini, davalının mülkiyetinde bulunan 465 parsel sayılı taşınmazdaki kaynak suyunu kadimden beri kullanmakta olduğunu, davacının bu suyu ... ve hayvancılıkta kullandığını, tarafların murisleri arasında da dava konusu suyla ilgili daha önce de niza oluştuğunu, davalının murisi tarafından davacının murisi aleyhine Milas Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/301 Esas sayılı dosyası ile açılan davada 23.06.1975 gün ve 1975/217 Karar sayılı ilamının taraflar arasındaki sulh anlaşmasına göre düzenlendiğini,

davacının murisinin dava konusu sudan evinde ve narenciye bahçesinin sulanmasında yararlanacağı, davalının murisinin ise bahçe sulamasında kullanmayacağını, tüm köy halkı ile birlikte davalının murisinin de hayvanlarının su ihtiyacı için kullanılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca suyun kullanımı hususunda davacının murisi ile davalı arasında 21.09.1982 tarihinde yazılı bir anlaşma yapıldığını, bu anlaşmaya göre davalının dava konusu suyu hayvanları ve tütün fideleri için kullanacağının belirlendiğini, davalının uzun yıllardır tütün yetiştirmediğini,

davalının davacıya ait su borusunu sökmek suretiyle dava konusu suyu kullanımını engellemek suretiyle suya elattığını, davacının bir süredir tankerle taşınan suyla sulama ihtiyacını gidermek durumunda kaldığını, zirai ürünlerin zarar gördüğünü, ayrıca davacının suyun kullanmasını engellemek amacıyla davalının dere yatağını değiştirmek için ıslah çalışmalarına başladığını belirterek suya vaki tecavüzün önlenmesi, eski hale getirilmesi ve tazminat talep etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu suyun davalının mülkiyetinde bulunan 465 parsel sayılı taşınmazdan çıktığını ve özel su niteliğinde bulunduğunu, davalının sulaması gereken iki adet taşınmazının daha bulunduğunu, suyun ancak davalının ihtiyacına yettiğini, davalının, murisinin yaptığı sulh sözleşmesini katlanmak zorunda olmadığını, kaldı ki sözleşmenin dava konusu suyun 424 parselde bulunduğunun düşünülerek yapıldığını, davacının davalıya ait taşınmaza girerek dava konusu suya hortum takmasının tecavüz oluşturduğunu, davacının kullandığı taşınmazın çok yakınından geçen şebeke suyunu kullanmasının uygun olduğunu, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile davalının genel suya müdahalesinin önlenmesine, su kaynağının eski hale getirilmesine, davacının hortum takmak suretiyle her gün 15.00 - 24.00 saatleri arasında sudan faydalandırılmasına 2.126,25 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

TMK'nın 718. maddesi gereğince; arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer.

Bu madde hükmüne paralel olarak düzenlenen TMK'nın 756. maddesi gereğince de; "Kaynaklar, arazinin bütünleyici parçası olup bunların mülkiyeti ancak kaynadıkları arazinin mülkiyeti ile birlikte kazanılabilir. Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak, bir irtifak hakkı olarak ... kütüğüne tescil ile kurulur. Yeraltı suları, kamu yararına ait sulardandır. Arza malik olmak onun altındaki yeraltı sularına da malik olmak sonucunu doğurmaz. Arazi maliklerinin yer altı sularından yararlanma biçimi ve ölçüsüne ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır."

Gerek TMK' nın 718. maddesi gerekse 756/2. maddesinde sözü edilen kaynaklar, yeraltı sularından farklıdır.

Kaynak, kökeni yeraltı suyu olan tabi ve sürekli olarak yeryüzüne çıkan özel mülkiyete girecek nitelikte özel bir su olup, suni bir şekilde veya ara sıra yeryüzüne çıkan su kaynak niteliğini kazanmaz (.../.../..., Türk Eşya Hukuku, ... 1978, s.618). Ayrıca, kaynaktan çıkan suyun yararı kamuya ait bir akarsu oluşturacak kadar bol çıkması halinde kaynak artık özel mülkiyete konu olamaz. Yine, yeraltı suyundan sondaj gibi suni yollarla çıkartılan sulardan yararlanma usulü de 167 sayılı Yeraltı Suları Kanununa tabidir.

Bir başka ifadeyle kaynak suyu kendiliğinden kaynadığı arazinin hudutlarını aşacak debide ise ya da malikinin ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra fazlası varsa genel su kabul edilir ve komşular da yararlanabilir. Bunun yanında kaynak suyu tapulu olmayan araziden (örneğin mera,... vb) çıkıyorsa suyun debisine bakılmaksızın genel sudur. Bu sudan ise kadim ve öncelik hakkı ihlal edilmemek suretiyle herkes ihtiyacı oranında yararlanabilir.

Özel su ise tapulu taşınmazdan çıkan ve sadece o taşınmazın ve malikinin kişisel ihtiyacını karşılamaya yeterli olan sudur.

Arazinin mülkiyetine tabi olan kaynak suyu bir başka ifadeyle özel su üzerinde, hak sahibi dilediği gibi tasarruf etme yetkisine sahiptir. Bu suyu kendisi kullanabileceği gibi kaynağındaki suyu kullanması hususunda bir başkasına irtifak hakkı da tanıyabilir. Ayrıca mülkiyet hakkına dayanarak kaynağa elatma varsa elatmanın giderilmesi için davalar açmak yetkisi de bulunmaktadır.

TMK'nın 756/2. maddesi gereğince "Başkasının arazisinde bulunan kaynaklar üzerindeki hak bir irtifak hakkı olarak ... kütüğüne tescil ile kurulur" hükmü doğrultusunda kaynak hakkı ancak tapuda düzenlenecek resmi senetle ... malikinin rızası ile kurulabilir.

Yine benzer şekilde TMK' nın 837. maddesi de "Başkasının arazisinde bulunan kaynak üzerinde irtifak hakkı, bu arazinin malikini suyun alınmasına ve akıtılmasına katlanmakla yükümlü kılar. Bu hak, aksi kararlaştırılmadıkça başkasına devredilebilir ve mirasçıya geçer. Kaynak hakkı, bağımsız nitelikte ve en az 30 yıl için kurulmuş ise ... kütüğüne taşınmaz olarak kaydedilebilir” şeklinde düzenlenmiştir.

Madde hükmünde belirtildiği üzere, kaynak irtifakı doğrudan kişiye bağlı olarak kurulabileceği gibi başkalarına devri de kararlaştırılabilir. Bağımsız ve daimi hak olarak tesis edildiğinde ... kütüğüne ayrı bir sayfaya kaydı da mümkündür. Kaynak hakkının kazanılmasına ilişkin kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte eşyaya bağlı diğer irtifakların kazanılması hükümleri uyarınca TMK'nın 780. maddesinden kıyasen yararlanarak taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin hükümlerin uygulanacağı kabul edilmektedir (m.704/2). Bu durumda kaynak hakkının, resmi şekilde düzenlenecek sözleşme ile ... siciline tescil ile kazanılması mümkündür.

Gerçekten TMK'nın 756/2 ve 837. maddesinde belirtilen kaynak irtifakına konu olabilecek su özel su olup genel su niteliğindeki yeraltı suyu bu düzenlemelerin dışındadır. Nitekim genel sular taşınmaz mülkiyetinin kapsamı içinde kabul edilemez.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; mahkemece mahallinde 26.09.2014 tarihinde keşif yapıldığı, söz konusu keşif sonucu bilirkişilerden 14.10.2014, 28.05.2015 tarihli, rapor ve ek raporun alındığı anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporları değerlendirildiğinde; dava konusu suyun davalının mülkiyetinde bulunan 465 parsel sayılı taşınmazdan çıktığı, taşınmazın sınırından çıkarak küçük bir dere şeklinde aktığı, bu niteliği itibariyle genel su sayılacağı, tarafların ihtiyaçları dikkate alındığında, davalının ihtiyacından fazla olarak 1927 litre / gün su bulunduğu, davacının ihtiyacının ise 913,57 litre / gün olarak saptandığı anlaşılmıştır. Davacı, 424 parsel sayılı mülkiyeti ...

Hazinesine ait taşınmazın işgalcisi durumundadır. Davacının bu taşınmazla ilgili mülkiyet veya güçlendirilmiş ayni hakkı bulunmamaktadır. Davalı ise dava konusu suyun çıktığı 465 parsel sayılı taşınmazın malikidir. Davacının korunmaya değer herhangi bir hakkı olmadan elatmanın önlenmesi istemiyle dava açamayacağı açıktır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken farklı düşünceyle infaza uygun olmayan şekilde hortum takmak suretiyle su rejimi kurulmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2018 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine göre ve temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun yerel mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/3415, K. 2018/9087, 17 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. Karşı Oy
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/3415
Karar No
2018/9087
Tarih
17 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/3415 K.2018/5923
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3416 K.2018/8898
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/3417 K.2018/12827
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2016/3418 K.2018/12826
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2016/3419 K.2018/5934
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2016/3422 K.2018/8943

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.