KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4869 E., 2019/777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.09.2015 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.01.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, yola elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir.
Davacı, paftasında yol olarak gösterilen ve köy halkının kadimden beri yol olarak kullandığı yere davalının balkon ve merdiven yapmak ve direk dikmek suretiyle haksız ve hukuka aykırı olarak tecavüz ettiğini, köy yollarının bütün köylünün kullanımına açık kamu malı niteliğinde olduğunu ileri sürerek davalının elatmasının önlenmesine, yapmış olduğu balkon ve merdivenin yıkılmak ve kaldırılmak, direklerin sökülmek suretiyle kadim köy yolunun eski hale getirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının taşınmazı sınırlarında kalan direk yönünden davanın reddine, diğer direkler kaldırılmış olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davaya konu merdiven ve balkon yönünden ise davalının elatmasının önlenmesine ve merdiven ile balkonun kal’ine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
TMK'nun 693/3 maddesinde ve 21.06.1944 gün 13/24 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararında düzenlendiği üzere paylı mülkiyette paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir.
Öte yandan, yıkım istekli davalarda yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın yer aldığı taşınmaz malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır. Aksi halde malikleri bakımından bölünme olanağı olmayan yıkım isteğinin yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.
Somut olayda; davaya konu binanın bulunduğu 169 ada 3 parsel sayılı taşınmazda, davacıdan başka ... adında dava dışı bir paydaşının daha bulunduğu anlaşılmaktadır.Bu durumda adı geçen diğer paydaşın davada yer alması sağlandıktan sonra, elatmanın önlenmesi ve yıkım konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözardı edilerek eksik taraf teşkiliyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4869, K. 2019/777, 24 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama