KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/4912 E., 2016/6408 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.12.2013 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ KARAR _
Dava, mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
Davacı, murisi ...’ın terekesinin borca batık olduğunu, mirası kendi adına asaleten çocukları İlaynur Vardar ve Baha Vardar adına velayeten kayıtsız şartsız reddettiğini belirterek mirasın reddi beyanının tescilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, terekenin borca batık olduğu gerekçesi ile davacıların mirası reddetmiş sayıldıklarının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 426/2 maddesine göre, bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün veya kısıtlının menfaati çatışırsa, vesayet makamının, ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı ataması gerekmektedir. Mahkemece, mirasın hükmen reddi işleminde, anne ve babanın hukuki yararı ile çocuğun hukuki yararı çatıştığından; küçüğe kayyım tayin ettirilmesi, davaya kayyım tarafından devam edilmesi ve kayyımın gösterdiği takdirde delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, küçüğe kayyım tayin edilmeden karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4912, K. 2016/6408, 30 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama