KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/5183 E., 2019/2877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 11.08.2014 gününde verilen dilekçe ile İcra İflas Kanununun 121. maddesine dayanan ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.10.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, İcra İflas Kanununun 121. maddesi uyarınca alınan yetki belgesine dayalı olarak açılan ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, İcra İflas Kanununun 121. maddesi gereğince aldığı yetki belgesine dayanarak davalı borçlu ...’in borcundan dolayı 114 ada 15, 122 ada 27, 130, 134 parsel sayılı taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yoluyla giderilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ve ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Elbirliği mülkiyetinde borçlu ortağın alacaklısı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilir. Paylı mülkiyette ise, borçlu paydaşın alacaklısı, borçlunun bağımsız payının haczini ve satışını isteyebileceğinden yetki belgesine dayanarak taşınmazın paydaşlığının giderilmesini istemesi yasa koyucunun amacına uygun değildir.
Somut olaya gelince; borçlu davalı ...’in dava konusu 114 ada 15, 122 ada 27, 130, 134 parsel sayılı taşınmazlarda ¼'er pay sahibi olduğundan ve paylı mülkiyete konu taşınmazlarda alacaklı davacı tarafından haczedilen payların doğrudan icra yoluyla satışı istenebileceğinden; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır.
Mahkemece; açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/5183, K. 2019/2877, 28 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama