KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/6891 E., 2016/8040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 18.11.2011 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.12.2013 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 06.05.2007 tarihinde vefat eden muris ...'in terekesinin borca batık olduğunu beyanla mirasın hükmen reddini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile murisin ölüm tarihi itibariyle terekesinin borca batık olduğunun ve davacının mirası reddetmiş sayıldığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 605/2 maddesi hükmü gereğince mirasın hükmen reddine (terekenin borca batık olduğunun tespitine) ilişkindir. Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir (TMK m. 605/2). Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası
düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi
daireleri, belediyeler ve tapu müdürlüğü v.b. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda mahkemece murisin ölüm tarihi itibariyle mevduat hesabının bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla bankalara yazı yazılıp, murisin 2.404.011052911.020 numaralı işyerinde işveren olduğu da gözetilerek işyeriyle ilgili araştırma yapılıp, akabinde murisin terekesinin aktifi ve pasifi belirlendikten sonra terekenin borca batık olup olmadığının tespit edilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/6891, K. 2016/8040, 10 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama