KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2016/7485 E., 2019/1955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2019
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
352 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.11.2013 gününde verilen dilekçe ile terekenin tespiti ve terekeye temsilci atanması talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulü ile terekeden el çekilmesine, ...'nin tereke temsilcisi olarak atanmasına dair verilen 17.03.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, TMK'nin 640/3. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile miras bırakan ...'in terekesine...'nin temsilci olarak atanmasına karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından terekenin tespitine ve temsilcinin şahsına yönelik olarak temyiz edilmiştir. 1- Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin tereke temsilcisi...'nin şahsına yönelik temyiz itirazının incelenmesine gelince; miras ortaklığı temsilcisi (TMK m. 640) özel kayyım niteliğindedir. TMK'nin 431. maddesi uyarınca vasi tayinindeki usul kayyım (mümessil) için de uygulanır.
TMK'nin 422. maddesi gereğince vasinin sıfatına karşı yapılan itirazlar ve vasinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini (özürleri) inceleme göreviyle ilgili yasal hükümlerin mümessile yapılan itirazın ya da kaçınma sebeplerinin incelenmesinde de gözetilmesi zorunludur. Vesayet makamının itirazı reddetmesi halinde itirazı denetim makamının incelemesi gerekir.
TMK'nin 422. maddesi uyarınca tereke temsilcisinin ileri sürdüğü kaçınma sebeplerini inceleme görevi öncelikle vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesine, onun kabul etmemesi halinde denetim makamı olan asliye hukuk mahkemesine aittir (TMK m. 397).
Bu nedenlerle miras ortaklığı temsilcisinin şahsına yönelik itiraza ilişkin dilekçenin görev yönünden reddiyle yukarıda değinilen kanun maddelerindeki emredici kurallar çerçevesinde değerlendirilip gereği yapılmak üzere dilekçenin görev yönünden reddine, dosyanın mahalline iadesine karar verilmesi gerekmiştir.
Ayrıca; Sulh hakiminin tedbir olarak terekeyi tespit edip, defterini tutması, gereken koruma önlemlerinin alınmasına dair yaptığı muameleler nihai hüküm niteliğinde olmadığından temyizi mümkün değildir. Bu sebeple temyizi kabil olmayan karara karşı temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/7485, K. 2019/1955, 5 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama