İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/1686 K.2017/8430

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2012 ve 30.04.2013 günlerinde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil veya tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen…

Esas2017/1686Karar2017/8430Tarih13 Kasım 2017Okuma5 dk · 902 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/1686 E., 2017/8430 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Kasım 2017
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

902 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.10.2012 ve 30.04.2013 günlerinde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil veya tazminat talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 15.11.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı, davalı ... ile 09.04.1993 tarihinde düzenledikleri satış vaadi sözleşmesi uyarınca 3039 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat 1 numaralı; 03.07.1996 ve 26.07.1999 günlü satış vaadi sözleşmeleri uyarınca da 3041 parsel sayılı taşınmazdaki zemin kat 2 numaralı ve 3. kat doğu cepheli bağımsız bölümlerin satışının vaat edildiğini, taşınmazların zilyetliğinde bulunduğunu, davalının daha önce açılan davada davayı kabul ettiğini ileri sürerek taşınmazların kat mülkiyeti kurularak adına tescilini veya arsa paylarının adına tescilini veya taşınmazların toplam bedeli olan 180.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyen faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesini istemiştir.

Birleştirilen davada da davacı, aynı gerekçelerle husumeti karşı yöneltmiştir.

Davalı ..., tapu kaydından pay verilmesini veya kat mülkiyeti kurularak pay devrini kabul ettiğini, 3039 parsel sayılı taşınmazdaki taşınmazı paraya ihtiyacı bulunduğundan üçüncü kişiye devrettiğini belirtmiştir.

Birleştirilen davada, davalı ... iyiniyetli olduğunu, tapu kaydına güvenerek taşınmazı edindiğini, davalı ... ise iyiniyetle edindiği taşınmazı davalı ...’e satış yoluyla devrettiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, 3039 parsel sayılı taşınmazın 40,32 m², 3041 parselin de 43,20 m² arsa payının davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine, Dairemizce, “...1-Mahkeme kararı hükmü temyiz eden davalı ...’e usulüne uygun olarak 20.08.2014 günü tebliğ edilmiş olup 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 08.09.2014 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşıldığından HUMK'nın 432/4. ve HMK’nın 104. maddeleri gereğince süresi geçirilen temyiz isteminin reddi gerekmiştir...

2-Somut uyuşmazlıkta, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamış ahşap ev kargir samanlık ve arsa niteliğindeki dava konusu 3041 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davalı ..., 1/2 payının da dava dışı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

Hükme esas alınan bilirkişi kurulunun 04.02.2014 günlü raporunda 3039 ve 3041 parsel sayılı taşınmazlarda birbirine bitişik zemin ve 4 normal katlı bina bulunup zemin kat 2 no’lu dükkan ile 3. kattaki meskenin arsa payının toplam 43,20 olduğu belirtilmiştir. Bilirkişilerce, 3041 sayılı parseldeki çekişme konusu zemin kat 2 no’lu dükkan ile 3. kattaki meskenin arsa payının 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 3/2. maddesi uygun biçimde tespit edilmediği görülmektedir.

Taşınmazda davalı ...’in pay maliki olduğu ve diğer paydaşın payının varlığı gözardı edilecek biçimde taşınmazların arsa payları saptanmadan davacı adına, 43.20 m² pay tesciline karar verilmesi HMK’nın 297/2. maddesine aykırıdır.

Bu nedenle, dava konusu 3041 sayılı parseldeki çekişmeye konu taşınmazların arsa payları KMK’nın 3/2. maddesi uyarınca uzman bilirkişilerece saptanıp, davalı ...’in kabulü de dikkate alınarak davacı adına pay tesciline karar verilmesi gerekirken arsa payı usulüne uygun olarak belirlenmeden, 3041 sayılı parselin 43,20 m² bölümünün davacı adına tesciline karar verilmesi doğru değildir...

3- kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulu bulunmayan kargir ev kargir samanlık ve arsa niteliğindeki dava konusu 3039 parsel sayılı taşınmaz dava tarihinde davalı ... adına kayıtlı iken yargılama sırasında davalı ...’e satış yoluyla devredilmiştir. Davacı davalı ...’in kötüniyetli olduğunu taşınmazı yolsuz olarak tescilini sağladığını iddia etmiştir.

Bu durumda öncelikle davalının TMK’nın 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli olup olmadığı, TMK’nın 3. maddesi karşısında yararına geçerli bir tescilin sonuçları meydana gelip gelmeyeceği saptanmalıdır. Asıl davanın açıldığı tarihte taşınmazın maliki davalı ... ile yargılama sırasında edinen davalı ... arasındaki işbirliğinin kanıtlanması, başka bir anlatımla davalı ...’in taşınmazın davacı tarafından edinildiğini bildiğinin kanıtlanması gerekir.

Çekişmeye konu taşınmazın tapu kaydında dava tarihinde ve sonrasında herhangi bir takyit bulunmamaktadır. Ayrıca, dinlenen davacı tanıkları da taşınmazın davacının tasarrufunda bulunduğunu belirtmişler ancak davalının yolsuz olarak edinip edinmediğine ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Davacı da davalının taşınmazı yolsuz olarak edindiğini ispatlayacak başka bir kanıt sunmamıştır.

Bu nedenle, davalının dava konusu taşınmazı TMK’nın 1024. maddesi uyarınca yolsuz olarak adına tescilini sağladığı kanıtlanamadığından davalı ... hakkındaki davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir..” gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davalı ... yönünden davanın reddine, 3041 parseldeki davalı ...’in 216/1350 payının iptal edilerek davacı adına tesciline, 459/1350 payın davalının uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

Davacı, akidi olan taraftan Borçlar Kanununun 96. maddesine dayanarak ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebilir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akte dayandığından buna “akdi tazminat”, borçlunun sorumluluğuna da “akdi sorumluluk” denilmektedir. Borçlar Kanununun 96. maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müspet zararıdır. Müspet zarardan da, borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise, bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır.

Dava konusu taşınmazlardan 3039 parsel sayılı taşınmaz yönünden, davacı satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebinde bulunmuştur. Ancak, 3039 sayılı taşınmaz, dava açılmadan önce davalı, yargılama aşamasında ise davalı ...’e devredilmiştir. Bu durumda mahkemece davacının ikinci kademedeki tazminat talebi değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalvekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/1686, K. 2017/8430, 13 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/1686
Karar No
2017/8430
Tarih
13 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/1687 K.2017/6548
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/1687 K.2017/14911
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1687 K.2017/25270
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2017/1688 K.2017/5529
  • Yargıtay 23. Hukuk Dairesi E.2017/1689 K.2017/3163
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/1689 K.2017/25268

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.