KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2017/2331 E., 2020/7814 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2020
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
14. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 25.01.2016 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 25.05.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının paydaşı olduğu 3 adet taşınmazda dava dışı önceki paydaşının paylarını 15.01.2016 tarihinde satış yoluyla davalıya devrettiğini, bildirim yapılmadığını ileri sürerek, payların önalım nedeniyle adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez.
6100 sayılı HMK'nın 125/f.I. maddesine göre “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” düzenlemesini amirdir.
Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınacaktır. Ancak hakim, dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verecektir.
Somut olayda; dosya içerisindeki tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalı 02.03.2016 tarihinde satış yolu ile devretmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve 6100 sayılı HMK'nın 125/1. maddesi uyarınca davacıya seçim hakkını hangi yönde kullanacağı sorulup, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/2331, K. 2020/7814, 26 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama