İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/5410 K.2018/1741

....

Esas2017/5410Karar2018/1741Tarih8 Mart 2018Okuma4 dk · 861 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2017/5410 E., 2018/1741 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Mart 2018
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

861 kelime·4 dk okuma

....

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2009 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne, asli müdahilin davasının reddine dair verilen 29.09.2016 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.03.2018 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. ... geldi. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: KA R A R

Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin 644 ada 83 parselde paydaş olduğunu davalı ...'ın 29.04.2008 tarihinde dava konusu taşınmazda 2/112 pay satın aldığını belirterek satışa konu hissenin davacı adına tesciline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalı vekili, taşınmazda fiili taksim bulunduğunu iddia ederek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen ilk kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 11.09.2012 tarihli 2012/6260 Esas, 2012/11366 Karar sayılı ilamı ile " ... önalım hakkına konu edilen 83 No’lu parseldeki 1 / 56 pay taşınmazın paydaşlarından ... .... tarafından 29.4.2008 tarihinde 45.000 TL bedelle davalıya satılmıştır.

Davalı, açılan önalım davası üzerine yargılama sırasında taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edilerek kullanıldığını savunmuş, mahkemece yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda da, 3.653 m2 alanlı taşınmazın zemin üzerinde bölündüğü, her malikin kullandığı yerin ayrılmak ve apartmanlar yapılmak suretiyle kullanıldığı, davalının satın aldığı yer üzerinde de 38.13 m2 alanlı tek katlı yığma basit inşaat tarzında yapılmış bir yapı bulunduğu, bilirkişi heyetine gösterilen alanın üzerindeki yapı ile birlikte alanının 176 m2 olduğu belirtilmiştir.

Söz konusu taşınmazın çok sayıda paydaşı olup davalının payına 65.23 m2 yer düşmesine rağmen, zeminde üzerindeki ev ile birlikte 176 m2 yer kullandığı anlaşılmaktadır. Ancak taşınmazın kalan kısımlarının kimler tarafından ne şekilde tasarruf edildiği, önalım hakkını kullanan davacının da taşınmazda bağımsız olarak kullandığı bir yerinin olup olmadığı konusunda bilirkişi raporunda açıklık bulunmamaktadır.

Yukarıda açıklandığı üzere taşınmazın taksim edilerek kullanıldığı savunması davanın her aşamasında ileri sürülebilir ve mahkemecede kendiliğinden gözetilmelidir. Yapılan yargılama sonucu mahkemece taşınmazın fiilen taksim edilmediğinden söz edilerek önalım hakkının tanınmasına karar verilmiş ise de, bu konuda alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olmadığı gibi bu savunma doğrultusunda tarafların diğer delilleri toplanmamış, tanıkları dinlenmemiştir.

Bu durumda mahkemece davalının taksim savunmasına ilişkin delillerinin, ve tanıklarının varsa davacının bu konudaki karşılık delillerinin sorulup toplanması, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

... tarafından 1.2.2015 tarihli dilekçe ile asli müdahale talebinde bulunmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda asli müdahil tarafından açılan davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.

Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK’nın 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.

Önalım davalarında fiili taksime değer verilmesi için taksimin yazılı olarak yapılması ya da taşınmazın çok sayıda paydaşının bulunması halinde tüm paydaşları tarafından fiilen kullanılan bölümlerin olması gerekmez. Davacının kullandığı ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümler var ise satıcı zamanında kullanıma karşı çıkmayan, o yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda pay satışı nedeni ile önalım hakkını kullanması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağı kabul edilmektedir.

Somut olayda; davacı tarafından 644 ada 83 parsel sayılı taşınmazda davalıya satılan hisse için şufa hakkı kullanıldığı, mahkemece dava konusu 3600,53 m2 yüzölçümlü taşınmazdan bir kısım hissedarlar arasında fiili taksim söz konusu ise de, davacı ile davalı hissesine düşen alanda fiili taksim olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.

Şufa davasında fiili taksime değer verilebilmesi için dava konusu 644 ada 83 parsel sayılı taşınmazda davacı ve davalının fiilen kullandığı bölümlerin olması yeterlidir.

17.02.2016 tarihli bilirkişi raporu ve eki krokide A harfi ile gösterilen kısmın davalı tarafından, B harfi ile gösterilen kısmın davacı tarafından kullanıldığı tespit edildiğinden davanın taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de dava konusu taşınmazda davalı ... 2/212 pay sahibi olduğu anlaşılmış ancak gerekçeli kararda 2/12 (1/56) payın iptali ile bu payın davacı adına tesciline karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 1.630 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacı ve asli müdahilden alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2017/5410, K. 2018/1741, 8 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/5410
Karar No
2018/1741
Tarih
8 Mart 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2017/5410 K.2018/1737
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2017/5411 K.2018/3384
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5411 K.2018/2014
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/5411 K.2018/3723
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/5413 K.2018/2491
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2017/5415 K.2018/7994

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.