İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/1745 K.2018/8672

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar…

Esas2018/1745Karar2018/8672Tarih5 Aralık 2018Okuma6 dk · 1.187 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2018/1745 E., 2018/8672 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Aralık 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.187 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.05.2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Dairemizin 22.01.2018 günlü mahalline iade kararı sonrası dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat isteğine ilişkindir.

Davacılar vekili, müvekkillerinden ... 'ın 08.12.2007 tarihli gayrimenkul alım satım sözleşmesiyle dava dış ... ... Ltd Şti’nden 467 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan B9 No’lu villayı satın aldığını, bedelini ödediğini, ancak yabancılara devir ve tescil prosedürlerinin uzun zaman alması nedeniyle davacı ... ve ortağı olan diğer davacı ... ’ın 03.09.2008 tarihli taahhütname ile bu taşınmazın davalı ... adına tapuya tesciline muvafakat ettiklerini;

daha sonra müvekkili ...’ın ihtiyaç nedeniyle kredi kullanmak istediğini, ancak taşınmaz davalı ... adına kayıtlı olduğu için aralarında yaptıkları bir sözleşmeyle taşınmazı teminat olarak göstererek davalı ...’ın davacı ... için kredi çekmesi hususunda ... ile ...’ın anlaştıklarını, bu anlaşmada diğer davac ... ’ın imzasının olmadığını, anlaşma gereği kredi çekildikten sonra paranın büyük kısmının davalı ...’da kaldığını,... ’ın davalıya müracaat ederek kalan kredi borcunu ödemek suretiyle taşınmazın tapusunu istediğinde davalının anlaşmanın 2. ve 6. maddeleri gereğince artık taşınmazla ilgili talepte bulunamayacaklarını söylediğini,

müvekkillerinin iyiniyetli olarak sorunun çözümü için uğraştıklarını ancak sonuç alamadıklarını, daha sonra davalı ...’a bu konuda ihtarname çektiklerini, davalının ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra taşınmazı kötüniyetli olarak ve davacıları zarara uğratmak kastıyla diğer davalı ...’e devrettiğini, davalının avukat olduğunu, müvekkillerinin kendisine güvenerek tescil işlemine muvafakat ettiğini, karşılığında da hizmet bedelini ödediklerini ileri sürerek taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaliyle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline,

bunun mümkün olmaması halinde şimdilik 200.000,00TL’nin ihtarname tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkeme, tarafların birbirlerini ibra ettikleri gerekçesine dayanarak davanın reddine karar vermiştir.

Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.

İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.

İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.

İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir hakkı ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.

İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme hakkı sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.

İnanç sözleşmesi, 5.2.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı HMK’nın 202.maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (HMK m.188) yemin (HMK m.225 vd) gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 E. 2015/2838 K. sayılı kararı da bu doğrultudadır.)

İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

Bu bilgiler ışığında somut olaya gelince: Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacılardan ... ile dava dışı ... ... Ltd Şti arasında düzenlenen 08.12.2007 tarihli (harici) gayrimenkul alım satım sözleşmesiyle ... ’ın 467 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan B9 No’lu villayı 265.000 Euro bedelle satın aldığı, satış bedelini ödediği.

03.09.2008 tarihli taahhütname başlıklı belgede davalı ...’ın, davaya konu B9 No’lu villanın mülkiyetini ... ve ... adına ve hesabına, görünürde kendi adına aldığı; her ne kadar tapu kaydı Cihan adına görünse de bunun yabancılara satış işlemlerinin yapılmasındaki süreçte ... ve ... ’ın haklarını korumak için yapıldığının beyan edildiği; dava konusu bağımsız bölümün 08.09.2008 tarihli satış işlemiyle dava dışı ... ...

Ltd Şti adına tapuda kayıtlıyken davalı ... adına tapuya kayıt ve tescil edildiği; davalı ... ile davacı ... arasındaki 18.12.2008 tarihli sözleşmede davalı ...’ın dava konusu B9 No’lu villayı teminat göstermek suretiyle ... ’a verilmek üzere 1 yıllık kredi kullanacağı ve parayı bankadan aldığında 5 aylık taksit tutarıyla hizmet bedeli olan 5.000,00TL’yi kendine ayırdıktan sonra kalanını Roman’a vereceği, iş bu anlaşma ile 03.09.2008 tarihli taahhütnamenin geçersiz hale geldiği;

bankadan alınıp ... ’a verilen kredi parasının bir taksitinin geciktirilmesi ve/veya ödenmemesi halinde ...’ın B9 No’lu villayı kendi mülkiyetine alabileceği, satabileceği veya krediyi kapatmak için her türlü tasarruf yetkisini kullanabileceği hususlarının düzenlendiği; bunun üzerine davalı ...’ın B9 no’lu taşınmazı teminat göstererek ...

Bankası’ndan 50.000 TL tutarında kredi kullandığı; davacıların tapu devredilmesi için davalı ...’a ihtarname çektikleri,... ’ın da ihtarnamenin tebliğinden bir gün sonra 20.04.2011 tarihinde dava konusu bağımsız bölümü diğer davalı ...’e devrettiği, anlaşılmıştır.

Öte yandan, 06.10.2010 tarihli adi yazılı ibraname ile davacı ...’ın B9 No’lu taşınmazın satışı, geri alınışı sebebiyle ayrıca kanundan veya taahhütname sözleşmesinden doğan hiçbir nam ve şekil altında bir alacağının kalmadığını, maddi veya manevi olarak herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını, ...’ı geçmişe dönük olarak bütün hakları ve alacakları bakımından koşulsuz şartsız ibra ettiğini belirttiği; ...

Noterliğinin 23.12.2010 tarihli, 3554 sayılı belgesiyle davacı ... ’ın Türkiye Cumhuriyetindeki bütün hak ve yükümlülüklerini dava dışı ... ’ye devrettiğini,... ve Av. ... ile birlikte ... , ... ve çevresinde yapılan tüm iş ve işlemlerle ilgili olarak herhangi bir hak talep etmeyeceğini ve şikayette bulunmayacağını garanti ve taahhüt ettiği, ... ve ... ile tüm mali ilişkilerinin sona erdiğini ve tarafların birbirlerine karşı başka bir şikayetlerinin bulunmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığını, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığını belirlerken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.(Türk Borçlar Kanunu m.74)

Mahkemece, tarafların ibralaştıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, davacıların şikayeti üzerine davaya konu 06.10.2010 tarihli ibranamelerin baskı ve zorla imzalatıldığı iddiasını da içerir şekilde, davalı ... hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmaktadır.

Bu durumda ceza davasının sonucunun beklenmesi, ondan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.12.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/1745, K. 2018/8672, 5 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/1745
Karar No
2018/8672
Tarih
5 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/1745 K.2018/13985
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/1746 K.2018/14883
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/1747 K.2018/8632
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/1747 K.2018/14886
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2018/1747 K.2018/14056
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/1748 K.2018/12481

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.