İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/3493 K.2019/3620

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.1993 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 25.11.2014…

Esas2018/3493Karar2019/3620Tarih18 Nisan 2019Okuma5 dk · 960 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2018/3493 E., 2019/3620 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Nisan 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 16.12.1993 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 25.11.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_ KARAR _

Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı, davalının 1220/65750 paydaşı olduğu 71 parsel sayılı taşınmazdaki (17.11.1989 tarihli ifraz işlemi ile oluşan 396 parseldeki 1220/65750; bilahare 08.03.2011 tarihli imar işlemi ile oluşan 1710 ada 1 parseldeki 12567/240000) payını Kadıköy 5. Noterliğinin 26.10.1989 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalının İstanbul 22. Noterliğinin 31.08.1987 tarihli vekaletnamesi ile vekil kıldığı ...'den 3.000.000 eski TL bedelle satın aldığını, satış bedelini nakten ve tamamen ödediğini ve taşınmazın kendisine teslim edildiğini, ancak davalının tapuyu devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı payın iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

Davalı, Sarıyer Noterliğinin 13.02.1990 tarihli azilnamesi ile davaya konu satış vaadi sözleşmesini vekili sıfatıyla imzalayan ...'yi azlettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, 14.04.1994 tarihli ve 1993/755 Esas, 1994/173 sayılı Karar ile davanın kabulüne ve dava konusu 71 parsel (17.11.1989 tarihli ifraz işlemi ile oluşan 396 parsel) sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1220/65750 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Öte yandan, satış vaadi borçlusu davalı ... tarafından, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ile vekili ve son kayıt maliki olan ... aleyhinde 02.04.2008 tarihinde tapu iptali ve tescil ya da tazminat istemiyle Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/142 Esas sayılı dosyası ile açılan davada mahkemece, 02.06.2009 tarihli ve 2009/157 sayılı Karar ile iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.02.2010 tarihli ve 2009/13534 Esas,

2010/1402 Karar sayılı ilamı ile özetle ''çekişmeli taşınmazdaki davacı payının ... adına tesciline karar verilen ferağa icbar davasında, davacı ... taraf gösterildiği halde, kendisine tebligat yapılmadan azilnamede gösterilen adresine Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılarak davanın karara bağlandığı ve aynı şekilde kesinleştirildiği,

mahkemenin 1993/775 Esas sayılı ferağa icbar davasında davalı olarak gösterilen eldeki davanın davacısının tebligata yarar adresi ilgili mercilerden ve zabıta eliyle hiç araştırılmadan o davadaki davacı tarafından fotokopi olarak sunulan azilnamedeki adrese Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebliğ edildiği görülmekte ise de, tebliğin 7201 sayılı Tebligat Yasasına uygun olarak yapılmadığının açık olduğu, bu durumda çekişmeli taşınmazın hükmen tesciline ilişkin olan mahkemenin 1993/755 Esas, 1994/173 Karar sayılı ilamının usulen kesinleştiğini ve tescilin dayanağını oluşturacak hale geldiğini söyleyebilme olanağının bulunmadığı,

o halde henüz usulen kesinleşmediği sonucuna varılan Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.04.1994 tarihli 1993/775 Esas, 1994/173 Karar sayılı hükmünün temyizi için davacıya imkan sağlanması, temyiz edildiği taktirde sonucunun beklenmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş; bozma kararı üzerine davanın, İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/214 Esasına kaydedildiği ve mahkemece, ferağa icbar davasının sonucunun beklenmesi yönünde ara kararı kurulduğu anlaşılmıştır.

Mahkemece, davanın kabulü ile hükmen tescile ilişkin 14.04.1994 tarihli kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine de Dairemizin 07.12.2011 tarihli ve 2011/12515 Esas, 2012/15085 Karar sayılı ilamı ile özetle; davaya konu 26.10.1989 tarihli satış vaadi sözleşmesinin vaat borçlusunun vekili ... ile davacı arasında düzenlendiği,

orta yerde vekil marifetiyle yapılmış olsa dahi vekili bağlayan bir sözleşme varsa sözleşmenin vaat alacaklısı olan tarafın buna dayanarak ferağa icbar suretiyle tescil isteminde bulunabileceği, davanın açılışındaki maksadın ferağa icbar suretiyle taşınmaz mülkiyetinin aktarılması olup tescil iradi olarak sağlanmamışsa açılacak ferağa icbar davasında davanın taraflarının eksiksiz yer alması gerektiği; somut olaya gelince, sözleşmenin vaat borçlusu olan ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla vekili aleyhine Sarıyer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/142 Esas sayılı dosyasıyla açılan davanın reddine karar verildiği,

hükmün davacı vaat borçlusu tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.02.2010 tarihli 2009/13534-2010/1402 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş olup anılan Dairece yapılan saptamaya göre eldeki davada, davalıya yöntemince davetiye çıkartılmadığı, yargılamada bulunma hakkı elinden alınarak savunması tespit edilmeden davanın sonuçlandırıldığı, bu nedenle görünürde kesinleşen mahkeme kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; mahkemenin 14.04.1994 tarihli ve 1993/755 Esas, 1994/173 sayılı Kararı ile davanın kabulüne ve hükmen tescile ilişkin verilen kararın, taraflarca temyiz edilmeksizin 06.06.1994 tarihinde kesinleştiği ve 31.10.1994 tarihinde kesinleştirme işlemi yapıldığı, ancak karar henüz tapuya yansıtılmadan bu kez Kadıköy 9. Noterliğinin 14.09.2000 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazın davacı ... tarafından dava dışı vekil ...'ye devredilmek istendiği, ...'nın 23.09.2000 tarihinde ölümü üzerine vekil ... tarafından mirasçıları aleyhine ferağa icbar davası açıldığı,

hükmen tescil ilamının ise 15.05.2007 tarihinde tapuya işlendiği ve aynı tarihte davacı ...'nın tek mirasçı olan oğlu ...'nın tapuda adına intikal işlemini gerçekleştirerek yine aynı tarihli satış işlemi ile taşınmazın ... adına tescilinin sağlandığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

6100 sayılı HMK'nin "Davaların Birleştirilmesi" başlıklı 166. maddesinin 1. fıkrası gereğince, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.

Somut olaya gelince; eldeki dava ile aynı mahkemenin 2010/214 Esas sayılı dosyasında görülen dava konusunun aynı olup taraflarının ve hukuki sebeplerinin benzer nitelikte olduğu, dolayısıyla biri hakkında verilecek kararın diğer davanın sonucunu da etkileyeceği anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, aralarında fiili ve hukuki bağlantı bulunan bu davaların birleştirilerek görülmesi ve daha sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus gözönünde bulundurulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş; bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 18.04.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/3493, K. 2019/3620, 18 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3493
Karar No
2019/3620
Tarih
18 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/3493 K.2019/1917
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2018/3494 K.2019/2311
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/3495 K.2019/4507
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2018/3495 K.2019/1755
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2018/3497 K.2019/4436
  • Yargıtay 16. Ceza Dairesi E.2018/3498 K.2019/2598

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.