İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/4828 K.2019/6365

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.11.2010 ve 15.06.2015 tarihinde verilen dilekçeyle asıl davada tapu iptali ve tescil; birleştirilen davada sözleşmenin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne;…

Esas2018/4828Karar2019/6365Tarih8 Ekim 2019Okuma5 dk · 945 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2018/4828 E., 2019/6365 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ekim 2019
Mahkemesi
...Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

945 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.11.2010 ve 15.06.2015 tarihinde verilen dilekçeyle asıl davada tapu iptali ve tescil; birleştirilen davada sözleşmenin iptali talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne; birleştirilen davanın reddine dair verilen 23.05.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından talep edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi (7.) Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine, kamu düzeni yönünden kararın kaldırılmasına dair verilen kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriği incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR

Asıl dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil; birleşen dava, satış vaadi sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.

Asıl davada davacılar vekili, davalının 05/09/2010 tarih 7232 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle, maliki olduğu 1073 ada 19 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan asma katlı ve bodrum katlı dükkan vasıflı taşınmazın eklentisi ve arpa payı ile birlikte müvekkillerine eşit oranda satışını vadettiğini, satış bedelinin ödendiğini ve dükkanın zilyetliğinin müvekkillerine devredildiğini belirterek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin %10'unun müvekkilleri adına eşit paylarla tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş ve zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Birleşen davada davacı vekili, 05.09.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesinde “bodrum” ifadesi yer alsa da dava konusu taşınmazın bodrumunun değil, sığınağının olduğunu, sığınağın satışının mümkün olmadığını, satış vaadi sözleşmesinin emredici kurallara, kamu düzenine aykırı düzenlendiğini ileri sürerek, sözleşmenin tamamının, mümkün olmaması halinde ilgili kısmının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu taşınmazın bodrum katında sığınaktan başka çamaşırhane, depo gibi bölümlerin de olduğunu ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuş, zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

İlk derece mahkemesince, asıl davanın kabulüne dava konusu taşınmazda 6/54 hissenin eşit oranda davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline; birleşen davanın ise kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Davalı-birleşen dava davacı vekili istinaf talebinde bulunmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 2017/2057 E-2018/1281 K sayılı kararında, davalı-birleşen dava davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine kamu düzeni yönünden yapılan incelemede sonucunda re’sen gözetilen sebeplerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı- birleşen davacı vekili temyiz etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-2. maddesinde, "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.", 359/2. maddesinde, "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." hükümlerine yer verilmiştir.

İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanısına varırsa, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (HMK m.353/b-1).

İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak (HMK m.360, m.183) aynı kararı verir; yani istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (karş:İYUK m.45/3, c.2).

İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi, aşağıdaki kararları verebilir:

a)İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,

b)İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi. (Prof. Dr. Baki Kuru, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s.698.)

Öte yandan, Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Yargılama giderlerinin kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama giderlerinden sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.

492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasını hüküm altına aldığı kararları için de bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlemesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28.09.2018 tarih, 2018/2 E-2018/8 K sayılı kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.

Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

İstinaf mahkemesince, asıl ve birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ancak, kamu düzeni yönünden inceleme yapıldığı belirtilerek, ilk derece mahkemesi kararının Kanunun 297/2. maddesi uyarınca infaza elverişli olmadığı gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

İstinaf mahkemesince Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/b-2 maddesine dayanılarak verilen bu karar, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi niteliğinde olup, aynı hükümde istinaf başvurusunun esastan reddine ifadesine yer verilmesi çelişki yaratmaktadır.

İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi durumunda, istinaf talebinde bulunan taraftan sadece karar ve ilam harcı alınmalı, istinaf harcı alınmamalıdır.

İstinaf mahkemesince, değinilen hususlar göz ardı edilerek, yanılgılı değerlendirmeyle hüküm altına alınan dava konusu üzerinden karar ve ilam harcı yanında ayrıca istinaf harcına da hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeplerle hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373/2. maddesi gereğince dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 08.10.2019 tarihinde kesin olarak oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2018/4828, K. 2019/6365, 8 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4828
Karar No
2019/6365
Tarih
8 Ekim 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4830 K.2019/6327
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2018/4831 K.2019/7913
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4832 K.2019/6267
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2018/4832 K.2019/17221
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2018/4833 K.2019/6377
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4834 K.2019/6234

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.