İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/1316 K.2020/2208

14. Hukuk Dairesi

Esas2019/1316Karar2020/2208Tarih25 Şubat 2020Okuma6 dk · 1.145 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2019/1316 E., 2020/2208 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2020
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.145 kelime·6 dk okuma·4 bölüm

14. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

İLK DERECE

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19/02/2014 tarihinde verilen dilekçeyle ipoteğin fekki talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın reddine dair verilen 22/11/2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. ...

Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce istinaf talebinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 18/02/2020 günü için yapılan tebligat üzerine duruşmalı olarak temyiz eden davalı vekili Av. ... ile diğer taraftan duruşmasız olarak katılma yoluyla temyiz eden davacı vekili Av. Gülçin Kurt, diğer taraftan ihbar olunan Hazine vekili Av. ... geldiler.

Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, ... ili, ... ilçesi, Merkez Mah., ...

Adası, 57 ada, 6 parsel sayılı, 1 numaralı dubleks meskenin 1/2 hissesinin davacıya, ½ hissesinin muris ... adına kayıtlı olduğunu, ....ın 04/08/2006 tarihinde 1/2 hissesi üzerine dava dışı ... lehine ve 11/10/2006 tarihinde ise...’ın kendi adına asaleten davacıya vekaleten taşınmazın tamamı üzerine davalı ... lehine ipotek tesis ettiğini, TMK'nın 857/2. maddesi gereğince bir pay üzerine rehin kurulduktan sonra paydaşların malın tamamını rehnedilemeyeceğini, bu nedenlerle taşınmazın tümü için yapılan 11/10/2006 tarihli ipotek senedinin hükümsüz olduğunu,

davacının 1/2 payına sahip olduğu taşınmaz üzerindeki kanuna aykırı olan yolsuz tescil hükmündeki ipoteğin iptali ile tapu sicilinin düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava dışı ... lehine kurulmuş bulunan ipoteğin 1. derece, daha sonra davalı lehine kurulan ipoteğin ise 2. derece ipotek olduğunu, bu hususta bir karışıklık olmadığını, taşınmazın tamamının ipotek verilmesinde paydaşlar ... ve...'ın oybirliğiyle rıza gösterdiklerini, ...’in başlattığı ...

İcra Müdürlüğünün 2013/614 sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip sonucunda 14/05/2014 tarihinde...’a ait ½ payın satışı yapıldığını, 1. derece ipotek alacaklısı ...'e ipotek bedelinin ödendiğini ve bu ipoteğin kalktığını, dava konusu ipotek işleminin 2006 yılında tesis edildiğini, davacının ise bu davayı 2014 yılında açtığını, 8 yıllık bir süre sonunda şekli ve usuli eksikliklere binaen ipotek işleminin iptalinin istenmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk derece mahkemesince, taşınmazın tamamı üzerine tesis edilen ipoteğin TMK'nın 857/2. maddesine aykırılık teşkil ettiği, ancak taşınmazın tamamı üzerine kurulan ipotekte vekalet ilişkisi nedeniyle davacının taraf olması TMK'nın 857/2. maddesi gereğince ipoteğin kurulmasındaki engeli davacının gereken özeni göstermesi halinde ipotek kurulduğu sırada bilebilecek olması, ipoteğin kurulması ile dava tarihi arasında 7 yılı aşkın bir sürenin geçmiş olması, geçen zaman içerisinde davacının sessiz kalması, aradan geçen süre, ipoteğin kurulmasında davacının vekil aracılığı ile taraf olması,

lehine ipotek tesis edilen davalı ile kurulan hukuki ilişkide güven oluşmasına sebebiyet verdiği, davacının daha sonra TMK'nun 857/2. maddesine dayanarak yapılan işlemin yolsuz olduğunu ileri sürmesinin davalıda yaratılan güvenle tutarlı olmadığı, dolayısıyla davacının ipoteğin iptalini istemesi, hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğu, TMK'nın 2. ve 3. maddelerinde düzenlenen dürüstlük ve iyiniyet ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı vekilinin istinaf talebi üzerine, bölge adliye mahkemesince Türk Medeni Kanununun 857. maddesinin 2. fıkrasındaki düzenlemenin emredici nitelikte ve hakimin resen gözetmesinin zorunlu bir hüküm olduğu, bu hükmü bertaraf edecek şekilde hakkının kötüye kullanılmasından söz edilmesinin hukuka uygun olmadığı,

aksi halde emredici kuralları tali, hakkın kötüye kullanılmasını da öncelikli hale getireceği Medeni Kanunun 857. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerel mahkemece, davacının gereken özeni göstermesi halinde ipotek kurulduğu sırada görebilecek olması ve davanın ipotek tesisinden sonra 7 yıla aşkın bir süre geçtikten sonra açılması göz önüne alınarak TMK'nın 857/2 maddesine dayanılarak yapılan işlemin yolsuz olduğunun ileri sürülmesinin TMK'nın 2 ve 3. maddelerinde düzenlenen dürüstlük ve iyi niyetlik ilkesi ile bağdaşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile;

ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm tesisine, davanın kabulü ile, ... ili, ... ilçesi, ... Merkez Köyü 57 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davacı ... ... (Horbut) adına kayıtlı 1/2 hisse üzerinde bulunan 11/10/2006 tarih 3143 yevmiye numaralı resmi senet ile konulan ikinci dereceli ipoteğin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.

Mevcut ya da doğacak herhangi bir alacak için taşınmazın teminat olarak gösterilmesine ipotek denilir. İpotek sözleşmesi tapu sicil müdürü huzurunda resmi olarak düzenlenir. İpotek bulunduğu dereceye göre koruma sağlar. Taşınmaz derece parçalarına bölünür ve ipoteğin, bu derecelerden hangisinin üzerine kurulacağını taraflar belirler. Her bir derece bağımsız olarak bir alacak için teminat oluşturur.

TMK’nın 857. maddesinde; “Paylı mülkiyette paydaş kendi payını rehnedebilir. Pay üzerinde rehin kurulduktan sonra paydaşlar malın tamamını rehnedemezler. Elbirliği mülkiyetine tâbi taşınmaz, ancak bütün olarak ve maliklerin tamamı adına rehnolunabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.

TMK’nın “Rehin derecesinin hükümleri” başlıklı 870. maddesinde ise. “Rehnin sağladığı güvence, tescilde belirtilen rehin derecesi ile sınırlıdır. Taşınmaz rehni, sırada kendisinden önce gelecek olanın miktarının tescilde belirtilmesi kaydıyla ikinci veya daha sonraki derecede de kurulabilir.”, TMK’nın “Rehin dereceleri arasındaki ilişki” başlıklı 871. maddesinde.

“Aynı taşınmaz üzerinde farklı sıralarda kurulmuş bulunan rehin haklarından birinin terkin edilmiş olması, sonraki sırada yer alan rehinli alacaklıya boşalan dereceye geçme hakkı vermez. Terkin edilen rehin hakkı yerine yeni bir rehin hakkı kurulabilir.

Sonraki sırada yer alan rehinli alacaklılara boşalan dereceye geçme hakkı veren sözleşmelerin geçerliliği, resmî şekilde yapılmalarına; aynî etki sağlamaları, tapu kütüğüne şerh verilmelerine bağlıdır.”, TMK’nın “Boş dereceler” başlıklı 872. maddesinde.

“Sonraki sıralarda kurulmuş bir rehin hakkından önce gelen bir rehin mevcut değilse veya borçlu önceki bir rehin senedi üzerinde tasarruf etmemişse ya da önceki sırada bulunan rehinli alacak, o derece için tescilde belirtilen miktardan az ise; taşınmazın paraya çevrilmesinde satış bedeli, boş derece hesaba katılmaksızın sonraki alacaklılara sıralarına göre dağıtılır.” hükümleri yer almaktadır.

Tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince, dava konusu 57 ada, 6 parsel sayılı, 1 numaralı dubleks meskenin 1/2 hissesinin davacıya, 1/2 hissesinin muris... adına kayıtlı olduğu, ... ...’ın 04/08/2006 tarihinde 1/2 hissesi üzerine dava dışı ... lehine 130.000 EURO değerinde 1. derecede 1 yıl süreyle faizsiz, 11/10/2006 tarihinde ise...’ın kendi adına asaleten davacıya vekaleten taşınmazın tamamı üzerine davalı ... lehine 755.000TL değerinde 2. dereceden, bila faizli, serbest dereceden istifade ile 31.12.2007 tarihine kadar müddetli ipotek tesis ettiği anlaşılmaktadır.

Rehnin sağladığı güvencenin, tescilde belirtilen rehin derecesi ile sınırlı olduğu gözetildiğinde paylı mülkiyete tabi taşınmazda payın rehnedilmesinden sonra taşınmazın tamamı üzerinde sonraki derecelerde ipotek kurulabilir.

Farklı derecelerde kurulan ipoteklerin TMK’nın 857/2. maddesinin kapsamında yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi, bölge adliye mahkemesince de davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüyle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile HMK 371. maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi kararının BOZULMASINA, HMK 373/2. maddesi gereğince dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2.540,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.02.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/1316, K. 2020/2208, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. İlk Derece
  5. Mahkemesi
  6. Karar
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/1316
Karar No
2020/2208
Tarih
25 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Ceza Dairesi E.2019/1317 K.2020/1839
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1318 K.2020/1318
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/1319 K.2020/1319
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/1319 K.2020/520
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/1320 K.2020/805
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2019/1321 K.2020/352

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.