İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2019/2577 K.2021/2934

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2015 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.02.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla…

Esas2019/2577Karar2021/2934Tarih20 Nisan 2021Okuma5 dk · 1.030 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2019/2577 E., 2021/2934 K.·İlk Derece

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Nisan 2021
Mahkemesi
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Mahkemesi
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.030 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 22.06.2015 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen 21.02.2017 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından talep edilmiştir. ...

Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne dair verilen kararın Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 13.04.2021 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı.

Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

Davacı vekili, inşaat firması olan müvekkili şirketin kendisine ait eski 374 ve 375 parsel numaraları taşınmaz üzerine inşaat yapabilmek için ...

Belediye Başkanlığına başvuruda bulunduğunu, belediye tarafından, müvekkil şirkete yol ve yeşil alanları bedelsiz olarak terketmesi halinde buna izin vereceğini bildirdiğini, davacı şirketin ... tarafından kendisine bildirildiği şekilde her iki taşınmazında yol ve yeşil alanları bedelsiz olarak terk ederek kendisine gösterilen yere inşaatlarını yaptığını, ancak güncel imar planı incelemesinde 805 ada 1249 parsel sayılı taşınmazın bitişiğinde bulunan 7 m2'lik imar yolu ile park alanının yeni imar planlarından kaldırılarak A-3 yapı nizamına tabi ayrı bir parsel ile konut alanı oluşturulduğunu belediyenin haksız kazanç sağladığını belirterek,

bu yerlerle ilgili müvekkilinden alınan kısımların tapusunun iptali ile tekrar müvekkili şirket adına bedelsiz olarak tesciline, bunun mümkün olmaması taşınmazın değerinin tespiti ile işlem tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı ve husumet yönünden davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen aksine söz konusu parseller kayıtsız ve şartsız olarak terkedildiğini, davacı tarafından yapılan bağış kayıtsız ve şartsız yapılmış bulunduğunu, aksinin ispatının da söz konusu olmadığını, bu yerin imar düzenlenmesi ile yol olmaktan çıkartılıp özel mülkiyete elverişli hale getirilmesinin de eski malike geri isteme hakkı kazandırmayacağını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince davalının idari anlamda nihai tasarrufunun oluşmaması nedeniyle tapu iptal tescil davasının reddine, davacının tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ıslah dilekçesi ile istenilen kısmın reddine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından,"....terkin işleminin dayanağı tescil istem belgesinden dava konusu taşınmazın koşullu olarak bağışlandığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı sabittir. Dava konusu edilen kısmın şartla bağış suretiyle devredilmeyip yol ve park olarak kullanılmak amacıyla terk iradesini taşıyan talep üzerine yol ve pak olarak terk edildiği anlaşılmaktadır.

Dava konusu taşınmaz malikin rızasıyla ve koşulsuz olarak yola ve parka terk edilmiş bulunduğuna göre sonradan imar durumunun ve diğer koşulların değişmiş olduğu ileri sürülerek eski malik tarafından taşınmazın terk edilen bölümü geri istenmez.

Başka bir deyişle bu yerin sonradan yapılan imar düzenlenmesi ile yol ve park olmaktan çıkarılıp özel mülkiyete elverişli hale getirilmesi eski malike bu yerin geri isteme ve karşılığını talep etme hakkını kazandıramaz." gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b/2 maddesi gereğince gerekçe ve hüküm düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davacının davasının reddine karar verilmiştir.

Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Mülkiyet hakkı" kenar başlıklı 35. maddesinde; "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz." hükmü öngörülmüştür.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun "İmar mevzuatı uygulanan veya özel parselasyon yapılan yerler" kenar başlıklı 35. maddesi “…İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakati ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez…” şeklinde düzenlenmiştir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS Sözleşme) başlangıçta mülkiyete ilişkin bir kural içermemekle birlikte, Sözleşmenin yürürlüğe girmesinden önce mülkiyet hakkının da yer almasına yönelik bir protokol oluşturulmuş ve İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme'ye Ek Protokol imzalanmıştır. Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesinde; “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir.

Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmü öngörülmüş olup, protokolün birinci maddesi mülkiyetin korunmasını düzenlemektedir. Bu madde üç kuraldan oluşmaktadır. Bu kuralların ilki, mülkiyet hakkına saygı duyulması biçiminde genel ilkedir. İkincisi, mülkiyet hakkından kamu yararı nedeniyle hukuka uygun olarak yoksun bırakılmasının meşruluğu ilkesi ve nihayet üçüncüsü, mülkiyet hakkının kamu yararına uygun olarak kullanılması düzenlemesinin, meşru bir müdahale sayılacağı ilkesidir.

2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 35. maddesinde düzenlenen ve uygulamada yola terk olarak bilinen kamuya bedelsiz devredilen taşınmazların devir amacına uygun şekilde kullanılmamasından ötürü yapılan başvurularda mülkiyet hakkının uygulanabilir olup olmadığı meselesi hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), hem de Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına konu olmuştur.

Somut olayda: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince tapu iptal tescil ve tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ancak dosya arasında bulunan fen bilirkişi raporu ve eki krokide park2 alanı olarak gösterilen 889,33 m2 kısmın imar planında konut alanında kaldığı anlaşıldığından, dava konusu taşınmaza Belediye Başkanlığı tarafından henüz parsel numarası verilmediği,

konut alanı olarak kullanılmasına ilişkin tasarrufun henüz oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu husus kararın bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nin 370/2. maddesi gereğince hükmün gerekçesinin değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 370/2. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin yukarıdaki şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu gerekçe ile ONANMASINA, 3.050,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 20.04.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2019/2577, K. 2021/2934, 20 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/2577
Karar No
2021/2934
Tarih
20 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2582 K.2021/3306
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2583 K.2021/3224
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2019/2589 K.2021/3938
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2019/2591 K.2021/12098
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2019/2594 K.2021/3485
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2019/2595 K.2021/3787

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.