KÜNYE
14. Hukuk Dairesi 2020/1611 E., 2020/5080 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 13.08.2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.06.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların paydaşı olduğu 6 adet taşınmazda dava dışı önceki paydaşlarının paylarını 03.01.2013 ve 25.07.2014 tarihlerinde satış yoluyla davalıya devrettiğini, bildirim yapılmadığını ileri sürerek, payın önalım nedeniyle adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bir dava açıldıktan sonra da sahip olunan tasarruf yetkisi gereği dava konusu olan hak veya malın üçüncü kişilere devri mümkündür. Bu durumda bir dava şartı olan davayı takip yetkisi ortadan kalkmış olduğundan davanın açıldığı haliyle devam etmesi düşünülemez.
6100 sayılı HMK'nın 125/f.I. maddesine göre “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir.
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” düzenlemesini amirdir.
Mahkemece, dava konusunun üçüncü kişiye temliki re'sen dikkate alınacaktır. Ancak hakim, dava şartının ortadan kalkması nedeniyle davayı reddetmeyip davayı veya savunmayı değiştirme yasağının bir istisnası olan HMK'nın 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkını kullanmak üzere diğer tarafa önel verecektir.
Somut olayda; dosya içerisindeki tapu kaydının incelenmesinde dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalı 12.07.2017 tarihinde satış yolu ile devretmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda ve 6100 sayılı HMK'nın 125/1. maddesi uyarınca davacıya seçim hakkını hangi yönde kullanacağı sorulup, sonucuna göre yargılamaya devam edilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/1611, K. 2020/5080, 17 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama