İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2021/410 K.2021/2644

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali talebi üzerine bozma ilamına…

Esas2021/410Karar2021/2644Tarih8 Nisan 2021Okuma5 dk · 983 kelime

KÜNYE

14. Hukuk Dairesi 2021/410 E., 2021/2644 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Nisan 2021
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

983 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.11.2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen davada ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 11.03.2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı-birleştirilen dava davalısı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Asıl dava, ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, birleştirilen dava ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali, bu talebin kabul edilmemesi halinde tenkis istemine ilişkindir.

Davacı vekili, mirasbırakan ...’in müvekkilinin dedesi olduğunu, ... 2. Noterliğinin 29.09.2011 tarih 08394 yevmiye sayılı ölünceye kadar bakma sözleşmesi gereğince ... ili, ... ilçesi, ... Köyünde yer alan 487 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ile ... Mahallesinde yer alan 15 ada 294 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

Davalılar - birleştirilen dosyada davacılar vekili, dava konusu ölünceye kadar bakma sözleşmesinin murise karşı yapılan psikolojik baskı sonucu ve yaşlılığından yararlanılarak mirastan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, murisin bakıma ihtiyacı olmadığını, davacının bakım borcunu da yerine getirmediğini beyan ederek asıl davanın reddine, birleştirilen davada ise ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline, bu talebin kabul görmemesi halinde tenkis istemlerinin kabulüne karar verilmesi talep etmiştir.

Mahkemece, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Hükmü, davacı-birleştirilen davada davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 07.02.2019 tarih 2018/5493 Esas, 2019/1012 Karar sayılı ilamında “29.01.2015 tarihli celsede davacı vekiline eksik harcı ikmal etmek üzere bir sonraki celseye kadar süre verilmiş, bir sonraki celse harç tamamlanmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Davacı vekili harcın miktarının belirlenmesi amacı ile tavzih talebinde bulunmuş ise de mahkemece tavzihin yasal koşullarının oluşmadığından bahisle tavzih talebi reddedilmiştir. Tavzih talebinin reddine ilişkin karar, kaldırılmalıdır. Davacıya, eksik harcın ikmali için verilen süre, ikmal edilmesi gereken eksik harç miktarının belirtilmemiş olması nedeni ile usulüne uygun değildir.

Yukarıda belirtilen koşullarda harcın miktarı ve süresi belirlenerek ihtarat yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulü ile ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptaline karar verilmiştir.

Hükmü, davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz etmiştir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakma borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakma alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Kaynağını Türk Borçlar Kanununun 611. ve devamı maddelerinden alan ölünceye kadar bakma sözleşmeleri, anılan Kanunun 612. ve Türk Medeni Kanununun 545. maddesi gereğince resmi şekilde düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakma sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2008 tarihli ve 2008/14-70 2008/104 sayılı Kararı)

Bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar. Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakma sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri bakım alacaklısının mirasçılarına karşı açabilirler.

Bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla sözleşmenin feshini isteme hakkı, bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan, bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması bu davada dinlenemez.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanununun 706., Türk Borçlar Kanununun 237., (Borçlar Kanununun 213.) ve Tapu Kanununun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini isteyebilirler.

Kuşkusuz, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin muvazaalı olarak yapıldığı her zaman ileri sürülebilir. Böyle bir savunma ileri sürülmüşse, mahkemece dayanılan sözleşmedeki tarafların gerçek ve müşterek amaçlarının Borçlar Kanununun 19. maddesi hükmünden yararlanılarak açıklığa kavuşturulması gerekir. Zira bu gibi durumlarda ölünceye kadar bakma sözleşmesinin ivazlı olarak (bedel karşılığı) değil de bağış amaçlı veya mirasçıların bazılarından mal kaçırmak amacı ile yapıldığı kabul edilmelidir.

Ölünceye kadar bakma akdinin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşme tarihinde murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın bütün mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların gözönünde tutulması gerekir.

Somut olaya gelince; birleştirilen davada ölünceye kadar bakma sözleşmesinin bakım yükümlüsü ...’in mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla ve murise yaptığı baskı sonucu akdedildiği, aynı zamanda bakım ediminin de yerine getirilmediği iddia edilmiştir..

Tarafların gerçek iradelerinin açıklığa kavuşturulması bakımından, sözleşme tarihinde murisin elinde bulunan malvarlığının tespiti ile bakım yükümlüsüne temlik edilen malın bütün mameleke oranı dikkate alınarak, sözleşmeye konu edilen taşınmazların makul olarak değerlendirilebilecek miktarı aşıp aşmadığının ayrıntılı biçimde denetlenmesi gerekirken mahkemece bu yönde bir incelemenin yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece öncelikle sözleşme tarihinde muris adına kayıtlı taşınmazlar ile murisin de mirasçısı olduğu ve fakat henüz muris adına intikali yapılamış elbirliği mülkiyetine tabi taşınmazlar tespit edilmeli, murisin elinde bulunan malvarlığının değeri ile sözleşmeye konu taşınmazların değeri keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek murisin maksadı açıklığa kavuşturulmalıdır.

Öte yandan sağlığında bakım alacaklısı tarafından ileri sürülebilecek kendisine bakılmadığı iddiasına dayalı olarak hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

Mahkemece, belirtilen hususlar gözetilmeden eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-birleştirilen dosyada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/410, K. 2021/2644, 8 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/410
Karar No
2021/2644
Tarih
8 Nisan 2021

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2021/410 K.2021/6946
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2021/410 K.2021/6095
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2021/410 K.2021/13712
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/410 K.2021/3786
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2021/411 K.2021/13713
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/411 K.2021/1926

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.