KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/12137 E., 2012/34164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK' nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmamasındaki isabetsizlik, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, ... isimli kişiden bir daire kiralayarak kaporasını verdiği, anahtarı teslim alan sanığın ertesi gün evi kiralayanın yanına gelerek, eşinin evde fare gördüğünü, bu nedenle daireyi kiralamaktan vazgeçtiğini belirterek anahtarı teslim edip kaporasını geri aldığı, 10-15 gün sonra tekrar gelen sanığın, mühendis bir arkadaşının eve ihtiyacı olduğunu belirterek, evin anahtarını tekrar ...'ten aldığı, sanığın, ev arayan müştekiye, evin kendisine ait olduğunu söyleyerek, aylık 200 TL karşılığında evi kiraya verdiği, müştekiden ayrıca 300 euro depozito aldığı,
gerçek ismini kullanmayan sanığın, kendisini ... ... olarak tanıtarak, müştekiyle ev sahibi gibi kira sözleşmesi yapıp parasını aldığı, bu şekilde sanığın hile kullanarak haksız menfaat temin ettiği olayda, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/12137, K. 2012/34164, 9 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama