KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/12246 E., 2012/35323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığa yüklenen güveni kötüye kullanmak suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar kapsamında olması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi kapsamında uzlaşmaya tabi olmadığı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda;sanığın 14.10.2007 tarihinde katılanın yetkilisi olduğu papill-on tur. İsimli oto kiralama şirketinin Trabzon merkezindeki bürosuna gelip, 16.10.2007 tarihinde iade etmek üzere kiraladığı 61 EZ 319 plaka sayılı aracı, borcu olduğu ... isimli şahsa teminat olarak bırakıp katılana zamanında teslim etmemesi şeklinde gelişen olaylara ilişkin olarak, mahkemenin güveni kötüye kullanmak suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
5237 Sayılı Türk Ceza Yasasında cezaların toplanmasına ilişkin bir hüküm bulunmayıp 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 99. maddesine göre cezaların diğerinden bağımsız olması, birden fazla hükümdeki cezaların toplanmasının infazı sırasında yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde
Cezaların içtima ettirilmesi ve adli para cezalarının 5083 sayılı Kanun'un 1.maddesi ile 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/12246, K. 2012/35323, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama