KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/12541 E., 2012/35831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında, suç tarihinden önce 29/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren, 5377 sayılı yasanın 19. maddesiyle değişik 5237 sayılı TCK'nın 158/1-son maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini yasaya aykırı ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK'nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;suç tarihinde kendisini Devlet Bakanı ... olarak tanıtan bir kişinin Ferizli Kaymakamlığını telefonla aradığı, o anda Ferizli Kaymakamı olan katılanın festivalde olması nedeniyle telefona Kaymakamlık sekreterinin çıktığı sekreterin durumu katılana telefonla bildirdiği, bilahare katılanın festivalden ayrılıp makamına geldiğinde bu kez yine Kaymakamlık telefonunun çaldığı,
telefondaki şahsın yine kendisini katılana Devlet Bakanı ... olarak tanıtarak yetiştirme yurdunda kalıp ayrılan ... adlı çocuğun şehit emniyet mensubu çocuğu olduğunu, kendisinden yardım istediğini, havaalanında olması nedeniyle kendisine cep telefonuyla ulaştığını, Ferizli ilçesinde parasız kaldığını belirtip yol giderleri ve barınma giderlerinin Ferizli Kaymakamlığınca karşılanmasını talep ettiği,
katılanın kendisini arayan kişinin bakan olmadığını anladığı ancak karşı tarafın kuşkuya kapılmasını önlemek amacıyla bu durumu belli etmediği ve telefondaki şahsa ... isimli çocuğa yardım edeceğini ve bu çocuğun Kaymakamlığa gelmesini söylediği akabinde katılanın Devlet Bakanı ...'nun özel kalemini telefonla aradığı ve kendisine ulaşan bilgileri aktardığı,
bakanlıktan katılana kendisinin bakanlıktan aranılmadığı,Devlet Bakanının hava alanında olmadığı ve yurtdışına çıkmayacağının bildirildiği akabinde sanığın Ferizli Kaymakamlığına gelerek katılana kendisini ... olarak tanıttığı ve Devlet Bakanı ... tarafından gönderildiğini söylediği yetiştirme yurdunda kalıp bilahare ayrıldığını ifade ederek ... adına düzenlenmiş sahte nüfus kayıt örneği ve İzmir Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü başlıklı sahte belgeyi katılana verdiği ve kendisine Kaymakamlıkça yardım yapılmasını talep etmesi üzerine sanığın katılan tarafından kolluk güçlerine teslim edilmesi şeklinde gelişen olaylara ilişkin olarak,mahkemenin
nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun oluştuğuna yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/12541, K. 2012/35831, 26 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama