KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/13656 E., 2012/38280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Güveni kötüye kullanma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek sabıkası bulunmasına rağmen 5237 sayılı Yasanın 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Güveni kötüye kullanma suçunda ise, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere ziyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Olayın gelişimine göre; müştekinin, sanığın istemesi üzerine suça konu cep telefonununu görüşme yapması için rızaen vermesi karşısında; cep telefonunun zilyedliğinin, belirli bir süre için müşteki tarafından sanığa devredilmiş olması nedeniyle eylemin güveni kötüye kullanmak suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmeyerek, eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağını belirten tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Ancak ;adli para cezasının; 5083 sayılı Kanun'un 1. maddesi ile hükümden sonra 01.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu'nun 04.04.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1.maddesi uyarınca Türk Lirası (TL) olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/13656, K. 2012/38280, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama