KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14024 E., 2012/38174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hayata düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlanması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikle bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlamalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiile olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 Sayılı TCK'nun 158/1.fıkrasının g bendinde dolandırıcılık suçunun basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle işlenmesi nitelikli unsur olarak belirlenmiştir. Bu nitelikli halin uygulanması için basın ve yayın araçlarının suçun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlanmış olmaları, gerçeğe aykırı haberlerle okuyucu veya izleyenlerin aldatılması suretiyle çıkar sağlanması gerekir.
Somut olayda; katılanların bilgisayar ihtiyaçlarının olması sebebi ile satın almak amacıyla yapmış oldukları araştırma neticesinde gazetede yapılan ilanda : "Tekno Bilgisayar Sistemleri‘nden, sıfır Laptoplar! Toshiba ve
Dell, HP gibi farklı modellerin mevcut olduğu belirtildiğinden ,Toshiba marka 2 adet bilgisayar almak amacıyla ilanda belirtilen cep telefonunu aradıkları, sanığın adının... olduğunu ,şirketin Balgat ‘ta bulunduğunu belirttiği, yapılan görüşme netiğcesinde yarısı peşin diğer yarısı mal tesliminden sonra ödenmek üzere sanık ile anlaşmaları doğrultusunda katılanların 250 TL'yi sanığın hesabına yatırdıkları,bir gün sonra sanığın katılanları arayarak patronunun kızması nedeniyle 450 TL daha yatırmaları gerektiğini söylediği,katılanların bu parayıda sanığın hesabına yatırdıkları,
sanığın aynı gün katılanları tekrar arayarak paranın tamamının yatırılmasının gerektiğinin belirtilmesi üzerine 200 TL‘yi de katılanların sanığın hesabına havale ettikleri, parayı yatırmalarına rağmen sanığın bilgisayarları göndermediği şeklinde gerçekleşen olayda, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle doladırıcılık suçunun oluştuğuna dair kabulde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Dosya içeriğine göre sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık hakkında temel cezanın tayini sırasında hapis cezası alt sınırdan verildiği halde gerekçe gösterilmeden adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14024, K. 2012/38174, 30 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama