KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/14064 E., 2012/38229 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK un 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunma” nesnel koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, başkasına ait olduğunu bildiği çayırı, kendisine ait olduğunu söyleyerek 200,00 TL'ye katılana satıp parayı alması ve olayın ortaya çıkmasından sonra katılanın zararını gidermediği şeklinde gerçekleşen olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/7.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimin uygulanmasına karar verilmekle birlikte anılan yasanın aynı madde ve fıkrasına aykırı olarak denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi,
2-5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK'nun 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, fakat, bu aykırılıkların,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/14064, K. 2012/38229, 31 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama