KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15026 E., 2012/39636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın hazır olduğu oturumda müştekinin davaya katılmasına karar verilmiş olup, sanık ve müdafiinin de buna karşı beyanda bulunmadıkları anlaşılmakla, ayrıca katılmaya karşı sorulmamasının sonuca etkisi olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, internet üzerinden bağlantı kurduğu ... isimli kadının talimatı üzerine ...
Ostim şubesinde kendi adına hesap açtırarak adı geçenin isteği ve talimatına göre davranıp katılanın banka hesabından kendi hesabına aktarılan 4.820.00 TL’yi bankadan çekip ... isimli açık kimliği tespit edilemeyen kişinin hesabına aktarmak isterken polis tarafından yakalandığı ve böylece sanığın üzerine atılı banka bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettiği gerekçesiyle cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında; katılanın hesabından para aktırılan internet işleminin yapıldığı bilgisayarın IP numarasının sanığa değil ... adlı kişiye ait olması,
dosyada delil olarak sunulan ... adlı kişi tarafından gönderilen mesajların içeriği, banka hesabı açma sırasında ve havale göndermek üzere doldurulan formdaki bilgilerin doğru olduğu dikkate alındığında, sanığın havaleyi yapan şahısla işbirliği içinde olduğuna dair yeterli delil olmadığı ve aldığı parayı havale edeceğine dair belgelerin de mevcut olduğu ve böylece sanığın olayda araç olarak kullanıldığı sonucuna varılarak dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15026, K. 2012/39636, 20 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama