KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15157 E., 2012/39952 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- Bedelsiz senedi kullanma
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanığın, beraat kararına yönelik temyizinde hukuki yarar bulunmadığı gibi temyiz istemi hükmün gerekçesine de yönelik olmadığından temyiz isteminin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Katılanın temyizi üzerine yapılan incelemede;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için;sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir.Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda.
Sanık, katılan ve tanık ...'ün kardeş oldukları, Nevşehir ili Göreme kasabası Türkmenlik mevkiinde bulunan 1477 ve 1480 parsel sayılı taşınmazların kayıt malikinin katılan ... olmasına rağmen gerçekte üç kardeşe ait olduğu hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, üç kardeş arasında bu taşınmazların, katılan ... tarafından satılarak satış bedelinin her üç kardeşe eşit şekilde dağıtılmasına ilişkin protokol imzalandığı, bu protokolün gereğinin yerine getirilmemesi ihtimaline binaen katılan ...'ün diğer kardeşlere 10.000 TL bedelli bonoyu teminat olarak verdiği,
katılanın bir ay içerisinde ortaklık sözleşmesinin gereğini yerine getirmemesi üzerine, sanık tarafından kendisine verilen senedin Türkiye ... Bankası ... şubesine ciro edildiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine banka şubesi tarafından icra takibi başlatılması şeklinde gelişen olayda, sanığın üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçu unsurlarının gerçekleşmediğine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15157, K. 2012/39952, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama