KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/15259 E., 2012/40777 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanığın kendisine ait ... mevkii 455 parselde bulunan tarlayı şikayetçiye kiraladığı halde, DGD almak için yetkili mercilere müracaat ederek haksız menfaat sağlamaya çalıştığı iddia olunmasına karşın, sanık ile müştekinin aralarında yaptıkları sözleşme gereği müşteki adına yapılması gereken DGD başvurusunun müştekinin bilgisi ve rızası dahilinde sanık tarafından yapıldığı ve paranın sanık adına bankaya yatırıldığı, müştekiye herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu durumda kamu kurumu niteliğindeki hazinenin bir zararının söz konusu olmadığı,
sanığın, arasındaki anlaşmaya aykırı olarak DGD parasını müştekiye vermemesinden kaynaklanan uyuşmazlığın ise,hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu anlaşıldığından, sanığın DGD başvurusu yaparken atılı suçu işleme kastı ile hareket etmediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/15259, K. 2012/40777, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama