KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16376 E., 2012/42362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, kendisini katılana ortağı bulunduğu şirketin yetkilisiymiş gibi göstermesi, şirket işlerinde kullanacağını söyleyerek katılan ile üç adet araç alımı konusunda anlaşması ve bu araçları alarak şirket adına yetkisi olmadığı halde araç bedeli karşılığı katılana 114.000 TL bedelli çeki keşide ederek vermesi şeklinde gerçekleşen eylemde dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (i) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin TCK'nun 158/1-f. son maddesi gereğince temel ceza belirlenirken doğrudan haksız elde olunan yararın iki katının esas alınması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16376, K. 2012/42362, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama