KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/16417 E., 2012/42745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığı, yurt dışı bağlantılı olarak bilgisayar alım-satım işleri ile uğraştığını, tanınmış bir firmanıın temsilcisi olduğunu belirtip, piyasa fiyatının altında elindeki bilgisayarı satabileceğini çocukluk arkadaşı tanık...'ya söyleyip "almak isteyen olursa beni arasın." deyip cep telefon numarasını bırakması, bilahare tanığın durumu şikayetçiye iletmesi neticesinde, şikayetçinin telefon vasıtasıyla sanıkla konuşup anlaşmaya varmaları, satış bedelinin bankaya hesap numarasına sanığın iki seferde havale yoluyla gönderilmesi, paranın veya bilgisayarın iade veya teslim edilmemesi suretiyle haksız yarar sağlanması şeklinde gerçekleşen eylemin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/16417, K. 2012/42745, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama