KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/17601 E., 2012/44812 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıkların müştekinin evine giderek, müştekinin satın almış olduğu çamaşır makinesinden dolayı çekiliş hakkı kazandığını ve çekiliş maliyeti olarak da 870 TL paranın yatırılması gerektiğini söyledikleri, müştekinin de bunun üzerine 1450 Euroyu sanıklara verdiği, ayrıca sanıkların 70 TL daha istedikleri, müştekinin 70 TL'yi de sanıklara verdiği, sanıkların tekrar geleceklerini söyleyerek evden ayrıldıklarını ve bir daha gelmedikleri şeklinde gerçekleşen eylemde, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık müdafiinin diğer temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Mükerrir olan sanığın hakkında TCK 58. Maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayininin yasaya aykırı olması ;
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/17601, K. 2012/44812, 4 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama