KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18603 E., 2013/2524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Katılanın aracını satmak amacıyla otopazarına götürdüğü, burada açık kimliği tespit edilemeyen ... isimli şahsa aracını satmak için anlaştığı , 70 TL kapora aldığı, ...'in aracı dayısının oğlu ... adına alacağını söyleyip Afyonkarahisar'a getirmesini istediği,katılanın da aracı Afyonkarahisar'a getirdiği, notere sanık ve ... ile birlikte geldikleri,aracın satışının sanığın üzerine yapıldığı, ...'in parayı getirmek için aracın anahtarını katılandan alarak araç ile birlikte ayrıldığı, sanığın da tuvalet ihtiyacı bahanesiyle yanlarından ayrıldığı ve geriye dönmedikleri, katılana aracın bedelinin ödenmediği, bilahere sanığın araç ile birlikte Adana'da yakalandığı olayda dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18603, K. 2013/2524, 12 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama