KÜNYE
(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/18645 E., 2013/2600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık hakkında; 5237 sayılı TCK 'nın 157/1 maddesi gereğince hüküm kurulurken, hapis cezası ile birlikte adli para cezasına da karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Somut olayda;sanığın müştekinin garsonluk yaptığı ... ızgara isimli işyerini aradığı,... Otel'de olduğunu belirterek yemek siparişi verdiği,sipariş geldiğinde müştekiyi otelin önünde karşıladığı,hesabın 10 TL olduğunu öğrendikten sonra kadayıf getirmesini ödeme için 100 TL vereceğini ancak paranın otel odasında olduğunu para üstü olan 90 TL'yi kendisine vermesini kadayıfı getirdiğinde 100
TL'yi vereceğini söylediği,müştekininde sanığa 90 TL verip kadayıf getirmek üzere gittiği tekrar geri geldiğinde sanığı bulamadığı anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun işlendiğine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18645, K. 2013/2600, 13 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama