KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/18919 E., 2013/3208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
215 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
18.12.2007 tarihli duruşmada katılma talebinde bulunan müşteki vekilinin ,5271 sayılı CMK'nın 238/3 maddesi gereğince sanığın görüşü sorulmadan katılan olarak duruşmalara kabulüne karar verilmiş ise de, duruşmada hazır bulunan sanığın bu hususta herhangi bir itirazının bulunmaması nedeniyle , tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği,fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Market işleten sanığın, müştekilere daha önceden kullanılmış kontörleri satmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, müsnet suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle beraatine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/18919, K. 2013/3208, 21 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama