KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/19000 E., 2013/3090 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
228 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; avukat olan katılanın kartvizitini alan sanığın, bu kartvizitten yararlanarak avukat olmadığı halde kendi adını ... ve..., adını aynı kartvizitte avukat olarak göstererek bastırdığı akabinde telefon ve telefon aparatları satan iş yerinden 80 TL. değerinde telefon aparatı aldığı, iş yeri yetkilisine kendisini katılan avukat ... olarak tanıtıp, üzerinde para olmadığını söyleyerek üç kişinin isminin yazılarak bastırılan sahte kartviziti iş yerine bıraktığı ve sonradan gelerek ödeme yapmadığı anlaşıldığından eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19000, K. 2013/3090, 20 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama