KÜNYE
15. Ceza Dairesi 2011/19422 E., 2013/3723 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Dolandırıcılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Dosya içerisindeki adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmemesi hususu, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Müştekinin köyüne giderek çifçilik yapan müştekiden 2 adet inek ve 2 adet buzağı almak konusunda müşteki ile anlaşan sanığın, 100 TL kapora verip kalan 4.000 TL için çek olduğunu ve ertesi gün bankadan parasını çekip alabileceğini söylediği aslında kendisi tarafından bastırılıp çoğaltılan belgeyi doldurup müştekiye vermekten ibaret eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş; hayatında hiç çek görmemiş, köyde yaşayan ve sanığa inanan müştekinin bu belgeyi alıp tahsil etmek için bankaya gitmiş olması nedeniyle somut olayda hile unsurunun gerçekleştiği kabul edilerek tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/19422, K. 2013/3723, 28 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama